Amerikan Farmasistler Derneği Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmaya göre, sağlık güvencesi ağına bağlı bir hastanede farmasötlere yönlendirilen bakım devresi hizmetiyle değerlendirilen 147 yetişkin hastanın büyük çoğunluğu, grip, pnömosistokokal ve COVID-19 aşıları açısından güncel değilken, bu boşluklar hastadan taburçulanmadan önce farmasöter tarafından kapatılabiliyor.
Yapılan incelemede, hastaların yalnızca yüzde 17’sinin farmasöter değerlendirmesi sırasında tüm uygun aşıların güncel olduğu görüldü. Çalışmanın yazarları, aşı durumunu standart iş akışının içine yerleştiren bu yaklaşımın, yalnızca topluluk tabanlı ekranlamayla yakalanamayacak boşlukları ortaya koyabildiğini vurguladı. Pnömosistokokal hastalığın özellikle 65 yaş ve üzeri yetişkinlerde ciddi bir yük oluşturması, hastane içi temasların bu açıkları kapatmak için değerli bir fırsat sunduğu şeklinde yorumlandı.
Aşı Teklifi Yüzde 66’sı Kabul Etti
Belirlenen boşluklar doğrultusunda aşı teklifi yapılan 118 hastanın 79’u (yüzde 66,9) en az bir önerilen aşının, 68’i (yüzde 57,6) ise kendilerine önerilen tüm aşıların kabulüne gitti. Kabul veren hastaların 46’sı (yüzde 58,2) taburçulanmadan önce en az bir aşıyı aldı; böylece farmasöterler boşlukları gelecekteki bir poliklinik randevusuna dayanmak yerine aynı hastanede kapatma imkânına kavuştu.
Yetişkinlerdeki aşı boşlukları, pnömosistokokal hastalık dahil, hasta zaten hastalığına kadar yatağa alınacak kadar hasta olduğunda sık sık ele alınmadığı yaygın bir durum. Sağlık sisteminde ve bakım devresinde görev yapan farmasöterler, ayrı bir aşı randevusunu beklemek yerine mevcut danışmanlık iş akışına aşı değerlendirmesini eklemeye uygun konumda.
Amerikan Farmasistler Derneği Dergisi’nde yayımlanan çalışmanın yazarları
Bu yaklaşımın, pnömosistokokal aşı durumunu diğer rutin ilaç uyum görevleriyle birlikte değerlendirmek, yaş ve risk kriterlerine dayanarak uygun hastaları işaretlemek ve özellikle aşı güvenliğine dair yaygın itirazları bir ölü uç olarak değil, ele alınması gereken bir konu olarak görmek anlamına geldiği belirtildi. Pnömosistokokal aşı önerilerinin hastanın önceki aşı geçmişi ve risk faktörlerine göre değişmesi, doğru belgeleme ve kısa, yapılandırılmış bir itiraz görüşmesinin hastayı tabandan aşılanmaya geçirmekte anlamlı bir etki yaratabileceğini gösteriyor.
İtirazın Arka Planı ve Kimler Daha Az Uygun
En sık dile getirilen itiraz nedeni aşıya dair güven eksikliği olarak belirlendi ve farmasöter tarafından verilen eğitim, kayıtlı aşı itirazını hafif bir şekilde azalttı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde erkek cinsiyet ve daha genç yaş, aşı uyumsuzluğuyla bağımsız biçimde ilişkilendirildi; bu da danışmanlığın belirli alt gruplarda daha hedefli ya da tekrarlı biçimde verilmesi gerektiğine işaret etti.
Çalışmanın yazarları, aşı durumunu iş akışının içine sistematik biçimde yerleştirmenin, yalnızca boşluğu tespit etmekle kalmayıp hasta tabandan aşılanmaya geçirmekte anlamlı bir etki yaratabileceğini belirtti. CDC’nin yetişkinler için önerdiği pnömosistokokal, RSV, grip ve COVID-19 aşı programlarının 182 bini aşkın ölümün önlendiği, harcanan her 1 dolar karşılığında toplumsal açıdan 12 dolar değer yarattığı hesaplanıyor; bu da aşı ekranlamasının yalnızca klinik değil, ekonomik açıdan da güçlü bir yatırım olduğu yönünde bir tablo çizen veriler.


[…] Çekebilir: Güven Ağı Hastanesinde Farmasötlere Yönelik Bakım Devresi: Yetişkinlerde Aşı Boşlukları B… Kaynak: Pharmacytimes […]