Rotterdam’daki Erasmus Medikal Merkezi’nde hematoloji alanında çalışmalar yürüten Pieter Sonneveld, çoklu miyelom tedavisinde minimal kalıntı hastalığa (MRD) dayalı koruyucu tedavi yaklaşımını ve tedavinin hangi aşamada sonlandırılması gerektiği konusundaki tartışmaları ele aldı. Hollanda merkezli uzman, hastalığın tamamen yok edilmesinin ardından tedaviyi ne kadar süreyle sürdürüleceğine dair klinik kararların, hastanın yaşam kalitesini koruyacak dengeyi nasıl bulması gerektiğine işaret etti.
Sonneveld, çoklu miyelomun, kemik iliğinde görülen ve zamanla geri dönebilecek potansiyeli taşıyan bir kanser türü olduğunu vurgulayarak, modern tedavilerin amacının hastalığı tamamen temizlemekten ziyade uzun süreli remisyonu sağlamak olduğunu belirtti. Bu bağlamda minimal kalıntı hastalığın, tedavinin etkinliğini değerlendirmede giderek daha kritik bir rol üstlendiği, hastalığın mikroskobik düzeyde bile tespit edilebildiği çağrıştırıldığına dikkat çekti.
MRD’nin Tedavi Kararlarındaki Yeri
Uzman, minimal kalıntı hastalığın negatif bulunmasının, hastalığın etkili şekilde kontrol altına alındığının güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ancak MRD sonuçlarının yalnızca tedavi başarısını ölçmekle kalmayıp, koruyucu tedavinin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine dair klinik yol haritasını da şekillendirdiğini aktardı. Bu yaklaşım, hastalara daha kişisel ve dinamik bir tedavi planı sunmayı hedefliyor.
Minimal kalıntı hastalığın durumu, tedaviyi ne kadar süreyle sürdüreceğimiz ve ne zaman durdurabileceğimiz konusunda klinik kararların alınmasında giderek daha belirleyici bir konumda.
Pieter Sonneveld, Rotterdam Erasmus Medikal Merkezi Hematoloji Profesörü
Sonneveld, koruyucu tedavinin uzun süreli sürdürülmesinin, hastalarda tedaviye bağlı yan etkilerin birikmesine ve yaşam kalitesinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle tedavinin sonlandırılması, yalnızca hastalığın kontrolü açısından değil, hastanın genel sağlığının korunması açısından da dikkate alınması gereken bir karar olduğu görüşünü savundu.
Uzmanın Akademik Geçmişi ve Araştırma Alanı
Pieter Sonneveld, 1977’de Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nden tıp eğitimini tamamladı ve 1980’de Leiden Üniversitesi’nde Adriamisin farmakolojisi alanında doktora derecesini kazandı. Daha sonra Maryland, Bethesda’daki Ulusal Kanser Enstitüsü’nde Fogarty Bursu kapsamında çalışmalarını sürdürdü. 2011 ile 2017 yılları arasında Erasmus Medikal Merkezi Hematoloji Departmanı’nı yönetti ve Avrupa Miyelom Ağı’nı kurarak başkanlığını üstlendi.
2005 yılından bu yana araştırma grubu, proteazom inhibitörleri, bağışıklık düzenleyici ajanlar, anti-CD38 antikorları ve CAR T-hücre tedavileri gibi alanlarda çalışmalar yürütüyor. Uzman, HOVON ve Avrupa Miyelom Ağı konsorsiyumları aracılığıyla önemli klinik denemeleri koordine ediyor. Ödülleri arasında 2015’te Robert Kyle Ödülü, 2019’da Hubertus Wald Ödülü ve 2022’de Uluslararası Waldenström Yaşam Başarısı Ödülü yer alıyor.
Araştırma odakları, çoklu miyelom, yeni terapötik ajanlar ve ilaç direncinin oluşum mekanizmaları üzerine yoğunlaşmış durumda. Bu çalışmalar, hastalığın tedavisinde dirençli hale gelen hücrelerin nasıl kontrol altına alınabileceği sorusuna ışık tutmayı amaçlıyor.


[…] Çekebilir: MRD Rehberliğinde Koruyucu Tedavi ve Tedavin Ne Zaman Durdurulacağı Sorunu: Rotterdamlı Hematolo… Kaynak: Pharmacytimes […]