Et sanayiinin kendi yürüttüğü kapsamlı bir araştırma, et tüketiminin kanser, kalip hastalıǧı, diyabet ve erken ölüm riskini artırdığı sonucuna vardı; ancak aynı araştırmayı yayımlayan panel, bu bulgularıyla çelişecek şekilde halk sağlığı önerilerini kendi çıkarlarına göre yeniden düzenledi. Annals of Internal Medicine dergisinde yayımlanan makale dizisi, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin azaltılmasının ölüm riskini düşürdüğüne dair güçlü kanıtlara rağmen “mevcut et tüketimine devam edilmesi” yönünde bir öneri geliştirdi. Araştırmacıların kullandıkları GRADE adlı değerlendirme ölçütleri, aslında ilaç deneylerinin değerlendirilmesi için tasarlanmıştı ve bu katı kuralların beslenmeyle ilgili hemen hemen her kanıtı “düşük” ya da “çok düşükk” olarak derecelendirmesine yol açabileceği uyarıldı.
Dizinin ilk makaleleri, yalnızca en yüksek kaliteli randomize çalışmaların dikkate alındığını ve bu yaklaşımın yıllardır verilen halk sağlığı tavsiyeleriyle doğrudan çeliştiğini belirtiyor. Yazarlar, kanıt dışı bırakılan konular için GRADE ölçütlerini kullandıklarını açıkladı; ancak yine de et alımı ile kanser riski arasında bir ilişki bulunduğunu kaydetti. Hatta kırmızı ya da işlenmiş et tüketimini düşüren beslenme modellerinin erken ölüm, kalp-metabolik hastalık ve kanserden ölüm riskini azaltabileceğine dair bulgulara da yer verdi. Buna rağmen panel, önerilerinde “işlenmemiş kırmızının mevcut tüketimine devam” ve “işlenmiş et tüketimine devam” ifadelerini korudu.
Kendi Bulguları İle Çelişen Öneriler
Bu yöndeki değerlendirmeler, kendi bulgularıyla çelişmesine rağmen et tüketimini teşvik eden bir yaklaşımı benimsediği için eleştiriliyor. Tek bir kanıt kümesi bulunduğunu ve aynı riskin diğer tüm incelemelerde de tespit edildiğini vurgulayan analistler, panelin “et daha az riskli olduğunu” değil, “riskin bireyler için kabul edilebilir olduğunu” iddia ettiğini belirtiyor. Yani kanser, kalip hastalığı diyabet konularını bir kenara bırakıp tekrar burger ve pastırma yemeye davet etmek gibi okunabiliyor öneri.
“Bu beslenme kılavuzları, et tüketimini teşvik etmeye eşdeğer; oysa yüksek tüketimin sağlık için zararlı olduğu kendi bulguları var.”
Beslenme Politikaları Üzerine Analistler
Panelin bu tutarlılığı nasıl bağdaştırdığı sorusu akıllara geliyor. Kendi meta-analizlerinden gelen kanıtlarla çelişen bir önerinin bilimsel temelli sayılamayacağı, aksine bilim dışı bir yaklaşım olduğu yönündeki eleştiriler dikkat çekiyor.
Risk ve Faydalar Üzerine Tartışma
Beslenme kılavuzlarında risk ve fayda dengasının göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor. Panelin kendi verilerinin, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin orta düzeyde azaltılmasının toplam ölüm riskini yüzde 13, kalip hastalığına bağlı ölümü yüzde 14, kanserden ölümü yüzde 11 ve tip 2 diyabet riskini ise yüzde 24 düşürebileceğini gösterdiğine dikkat çekiliyor. Buna rağmen panel, halkın et temelli beslenmeye olan bağlılığını öne sürerek bu azaltmanın tüketimi düşürmek için yeterli motivasyon sağlamayacağını savunuyor.

“Halkın et içeren beslenme tarzına verdiği önem göz önüne alındığında, kanser, kalip hastalığı ve diyabet gibi başlıca ölüm nedenlerinde sağlanacak risk azalmasının tüketimi düşürmek için yeterli motivasyon sağlaması beklenmiyor.”
NutriRECS Paneli Önerileri
Panel, kanser ilişkisi nedeniyle et tüketiminin sınırlanmasını öne süren diğer beslenme kılavuzlarının, insanların et yeme nedenlerine “çok az ya da hiç” dikkat ettiğini iddia ediyor. Bunun yerine et tüketimi tercihleri üzerine bir sistematik inceleme yapan panel, et yayan insanların “et yemekten keyif aldığını” tespit ettiğini belirtiyor.
Kaynaklar ve Çıkar çatışması
Panelin halkın et tüketimini sağlık endişeleri nedeniyle değiştirmeye genellikle isteksiz olduğu yönündeki görüşü, kendi çıkar ilişkilerini de göz önüne seriyor. Panelin yıllar sürede et sanayiinden milyonları alan bir grubdan “cömert” düzeyde destek aldığı hatırlatılıyor. Çoğu kişi için et tüketiminin azaltılmasıyla ilişkilendirilen istenilen etkilerin—örneğin aileyi sarsan kanser ve kalp krizi riskinin düşürülmesinin—istenmeyen etkilerden, yani o lezzetli eti bırakma durumundan ağır basmayacağını savunuyor panel.

“Çoğu kişi için et tüketiminin azaltılmasıyla ilişkilendirilen istenilen etkilerin, tüm o lezzetli eti bırakmak gibi istenmeyen etkilerden ağır basması beklenmiyor.”
NutriRECS Paneli Önerileri
Bu yaklaşım, et bilimi alanında yayımlanan bir makalenin sorusunu akıllara getiriyor: “Neden kırmızını yemeye devam etmeliyiz?” Cevap ise “anlık keyif” olarak ortaya çıkıyor.
Tat Maliyeti Argümanı
Bazı insanların sigara içmeyi, şekerli sodaları içmeyi ve belki de güvensiz cinsel ilişkiye girmeyi sevdiği yönündeki benzetme dikkat çekiyor. Bir karşılaştırma şöyle yapılıyor: “Motor bisikleti kaskının hayat kurtarabileceğini biliyoruz ama bazıları saçlarında esen rüzgarın hissini tercih ediyor.” Peki bu, insanlara kasm takmamalarını söylememiz gerektiği anlamına mı geliyor?

Bu mantık geçerli sayılmıyor. Beslenme önerilerine uymanın tüketicilere bir “tat maliyeti” yüklediğini öne süren yaklaşım, bunun yerine tüketici tercihleriyle en uyumlu sosyal açıdan istenilen öneriler geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu mantık izlendiğinde, bilimin tereyağı yemek sağlığa zararlı olduğunu söylediği durumda bile tatının kullanımın devamını meşrulaştırdığı iddia ediliyor.
NutriRECS’nin Arka Planı
Bu tür sonuçlar, şeker kılavuzlarını da eleştiren bir makale yayımlayan ve soda ile şeker sanayiinin finanse ettiği et sanayi-işbirliği panelinden beklenebilir. NutriRECs adlı bu panelin, hasta tercihlerine dayalı beslenme kılavuzu önerileri üretmeyi amaçladığı belirtiliyor; ancak bunun nereye yol açacağı konusunda endişeler dile getiriliyor.
Annals of Internal Medicine dergisinin makaleleri, “İyi sağlık için kırmızı ya da işlenmiş et tüketimini azaltmaya gerek yok” diyen bir basın açıklamasıyla yayımladı. Yale Önleme Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. David Katz ise aynı metodoloji ve mantık kullanılsaydı, bunun yerine “İyi sağlık için sigarayı bırakmaya gerek yok” ya da “İyi sağlık için egzersiz yapmaya gerek yok” denilebileceğini vurguluyor.
“Kendi dayandığını iddia ettikleri veriyle çelişen kılavuzlar bilim değildir; bilim dışıdır.”
Dr. David Katz, Yale Önleme Araştırmaları Merkezi Direktörü
Bu gelişmeler, sanayilerin beslenme ve halk sağlığı kılavuzlarını nasıl etkilediğine dair hazırlanan sekiz bölümlük dizinin altıncı kısmını oluşturuyor. Dizinin ilk beş bölümü ilgili paylaşımlarda yer alıyor; son iki bölüm ise ayrıca yayımlanacak.


[…] Çekebilir: Et Sanayinin Kendi Çalışması: Et Tüketimi Kansere, Kalp Hastalığına ve Erken Ölüme Neden O… Kaynak: ScienceDaily […]