İçeriğe geç

KANITA DAYALI SAĞLIK REHBERİ

Yayınlarda araForum
Forum

Hastalıklar & Tedaviler

Turşu Paradoksu: Kimçinin Mide Kanseriyle Bağı

Japan sitesinde Dr. Michael Greger imzasıyla yayımlanan habere göre, Japonya dünyada en uzun yaşam süresine sahip olurken, sağlık harcamalarını diğer...

· 15 Ekim 2026 · 1 yorum

Japan sitesinde Dr. Michael Greger imzasıyla yayımlanan habere göre, Japonya dünyada en uzun yaşam süresine sahip olurken, sağlık harcamalarını diğer yüksek gelirli ülkelere kıyasla çok daha düşük tutuyor. Bu uzun ömür kısmen Japon diyet biçimleriyle ilişkilendiriliyor ve bu diyetin kalp damar hastalıklarına yakalanma oranlarının nispeten düşük olmasına katkı sağladığı düşünülüyor.

Japonya tarihsel olarak kolon, meme, over, prostat, mesane ve kan kanserlerinin en düşük oranlarına sahip ülkelerden biri olmuş. Ancak mide kanseri açısından dünyadaki en yüksek oranlardan birine sahip; bu durum video kaydında 0:42 saniyesinde de görülebiliyor.

Japon erkeklerin Amerikalılara göre yedi kez daha az prostat kanserine yakalanmış olabileceği belirtilirken, altı kez daha mide kanseri yaşadıkları aktarılıyor. Bu bağlamda Japon diyetindeki “Akilles topuğu”nin ne olduğu sorusu ortaya çıkıyor.

A Sağlık sitesini Google’da tercih edilen kaynak olarak seç

1970’lerde öne sürülen ilk kuramlardan biri, beyaz pirincin parlak bir görünüm kazandırmak için parlatmakta kullanılan talk tozu olmuş. Over kanserinde durum böyle olurken Johnson & Johnson’un bebek pudasına milyarlarca dolarlık tazminat davaları açılmış; ancak mide kanseri için aynı şeyin söz konusu olmadığı belirtiliyor.

Sorunun genetik olup olmadığına ilişkin olarak, Japon göçmenlere yönelik çalışmaların diyet ve yaşam biçimlerini batılılaştırdıkça mide kanseri oranlarının düşmesi bu olasılığı ortadan kaldırdığını vurgulanıyor.

Mide kanserinin en iyi bilinen risk faktörü, mide zarını enfekte eden ve kancaya yol açan kronik iltihabı tetikleyen H. pylori bakterisi. Bu bakteri enfeksiyonu, kansere neden olma konusunda en yüksek kesinliği gösteren Grup 1 kanserojen olarak kabul ediliyor.

Kore ve Japonya mide kanseri açısından dünyadaki en yüksek oranlara sahip olurken, aynı zamanda H. pylori enfeksiyonu bakımından da en yüksek insidansına sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Doctor’s Note

Bu noktada gizemin çözüldüğü düşünülse de “Afrika bulmacası” ortaya çıktı: Nijerya gibi ülkelerde daha fazla H. pylori enfeksiyonu görülmesine rağmen mide kanseri oranları Japonya’nın ancak küçük bir kısmını oluşturuyordu.

Ardından “Hint macerası” geldi: Hindistan’da H. pylori, Japonya’ya göre iki kez daha yaygın olmasına hintliler on kez daha az mide kanserine yakalanıyor.

Bu durumun ardından, H. pylori’nin tek başına Japonya’daki bu epidemiyi açıklayamayacağı sonucuna ulaşıyor. Mide kanseri vakalarının çoğunun H. pylori nedeniyle oluştuğu düşünülse de, bakterisi taşıyan insanların büyük kısmı kansere yakalanmıyor.

Dünya yetişkin nüfusunun yarısının H. pylori ile enfekte olduğu tahmin edilirken, yarıının mide kanseri yaşamadığı aktarılıyor. Kore ve Japonya gibi ülkelerde yükselen kanser oranlarını açıklayan bir eş faktör olması gerektiği belirtiliyor.

Mide kanseri açısından farklı Asya popülasyonlarının diyet bileşenlerini karşılaştıran çalışmaların, benzer H. pylori oranlarına sahip ancak oldukça farklı mide kanseri sıklığına sahip gruplarda suçlu olarak muhafaza edilmiş, tuzlanmış yiyecekler—hem hem hem balık hem de sebze—ortaya çıktığını aktarıyor.

Taze sebze ve meyvelerin mide kanseri olasılığını yüzde 85 oranında azaltmasıyla bağlantılı olurken, taze balık tüketiminin ne bir şekilde ne de başka bir şekilde mide kanserleriyle ilişkilendirilmediği belirtiliyor.

60 çalışmanın gözden geçirildiği bir değerlendirmenin, turşu yiyeceklerin tüketiminin mide kanseri oranlarını belirgin biçimde artırdığını ortaya koyduğu aktarılıyor. Bu etkininin Kore’de Japonya’ya göre daha güçlü olması, per-kafa Kore tuzlu-fermente sebze (kimchi gibi) tüketiminin beş ila sekiz kez daha fazla olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Petri kabındaki hücrelerde turşu sebze özütlerinin DNA hasarına yol açabileceği belirtilirken, insanlarda durumun nasıl olduğu araştırılıyor. Vancouver’daki araştırmacıların üç günlük bir dönemde insanlara 30 ounce fukujinzuke (soya sosunda turşu edilmiş çeşitli sebzeler) veya turşu cucumber besledikleri aktarılıyor.

Araştırmanın başında mide zarından alınan biyopsilerin normal olduğu, taze havuç veya cucumber yedikten sonra alınan biyopsilerin de normal olduğu belirtiliyor. Ancak yalnızca birkaç günlük turşu sebze tüketiminden sonra orta-ağır doku anormalliklerinin tespit edildiği ve bunun mide tahrişine işaret ettiği aktarılıyor.

Tofu, edamame ve soymilk gibi fermente edilmemiş soya yiyeceklerinin tüketiminin Japonya’da daha düşük kanser riskiyle ilişkilendirildiği belirtilirken, fermented soya yiyecekleriyle—çok tuzlu miso dahil—even bir bağlantı bulunamadığı aktarılıyor.

Soya yiyeceklerinin sağladığı koruma, soya fasulyesindeki izoflavon bileşiklerinin anti-inflamatuar ve antioksidan etkilerine attributed ediliyor. Tuzun tek başına doğrudan kanserojen olarak kabul edilmediği ancak mide zarını zedeleme, koruyucu mukus tabakayı inceltme, H. pylori kolonizasyonunu artırma, kanserojenlerin nüfuz etmesini artırma ve kanserojen oluşumunu artırma yoluyla etkide bulunabileceği belirtiliyor.

Orta-yüksek düzeyde tuz alımının mide kanseri riskini belirgin biçimde artırdığı ilişkilendirilirken, Japonya’da bu etkininin yalnızca H. pylori kaynaklı iltihabdan muzdarip olanlarla sınırlı olması muhtemel.

H. pylori enfeksiyonu genellikle çoklu antibiyotik kokteyliyle tedavi ediliyor. Diyet yoluyla doğal biçimde yok etmenin bir yolu olup olmadığı ise bir sonraki blogda açıklanacak.

Bu arada, bahsedilen talk videosuna Talcum Powder and Fibroids adlı kayıttan ulaşılabilir. Japonya’s mide kanseri oranları hakkında daha önce Vegetarians and Stroke Risk Factors: Saturated Fat başlıklı yazıda değinilmiş; Is Miso Healthy? ise tuz tüketimi ve kanser konusunda ek bilgi sunuyor.

İlginizi Çekebilir: İmmünoterapinin Evrimi: Kanser Tedavisinde Hücre Bazlı Yaklaşımlardan Kontrol Noktası İnhibitörlerine →
Kaynak: Nutritionfacts ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔
Forumda sor / tartış

OKUYUCU TOPLULUĞU

1 değerlendirme

Deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz; tanı, tedavi veya acil durum için yorumlar yerine sağlık uzmanına başvurun.

Düşünceni paylaş

Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir. Kişisel sağlık bilgilerinizi paylaşmayın.

YAYINLARDA ARA

En az 3 karakter yazın.

KONULAR