Gençlerin Sosyal Sorumluluklara Katılımında Motivasyonun Rolü: İçsel ve Dışsal Faktörler
ABD’deki genç yetişkinlerden, içsel ahlaki inançlar nedeniyle sosyal sorumluluk projelerine katılanların, sadece sosyal onay arayışı içinde olanlara göre, uzun vadede bu projelerde kalma olasılıkları daha yüksektir. adlı araştırmada, siyasi ideolojinin motivasyon kaynaklarını şekillendirdiği ve genellikle liberallerin empatiyle hareket ettiği, muhafazakarদের ise toplumsal onayın önemli olduğu belirtilmiştir. Araştırmacılar, dini gruplar gibi kalıcı sosyal ağlara bağlılık durumunda dışsal motivasyonların da uzun süreli bağlılığı destekleyebileceğini vurgulamıştır.
İnsanlar sosyal, politik veya dini amaçlarla bir araya geldiğinde, katılım nedenleri genellikle iki kategoriye ayrılır: İçsel motivasyon, derin kişisel bağlılık veya ahlaki sorumluluk; dışsal motivasyon ise toplumsal onay kazanma veya ceza alma korkusu. Sosyal medyada sıklıkla tartışılan “performans odaklı aktivizm” de bu bağlamda değerlendirilir.
Psikologlar, bu farklı motivasyon türlerini “öz-yeterlilik teorisi” çerçevesinde incelerler. Bu teoriye göre hem içsel hem de dışsal motivasyon kısa vadeli eylemleri tetikleyebilirken, içsel motivasyonla hareket edenlerin davranışları genellikle daha sürdürülebilirdir.
Florida Eyaleti Üniversitesi’nden E. Ashby Plant ve Kyle Rose liderliğindeki bir ekip, genç yetişkinler arasındaki katılımı etkileyen motivasyon kaynaklarını araştırmak için bir çalışma yürütmüştür. Araştırmacılar, sosyal sorumluluk projelerine katılanların hangi duygusal tepkilerle hareket ettiklerini ve siyasi ideolojinin bu yaklaşımları nasıl etkilediğini anlamak istemişlerdir.
Araştırma ekibi, 18-29 yaşları arasındaki 934 genç yetişkinin katıldığı bir anket düzenlemiştir. Katılımcılar, geçmiş bir yıl içindeki politik, dini ve sivil faaliyetlere katılım düzeylerini değerlendirmiş ve önümüzdeki on iki ay içinde bu alanlardaki katılım niyetlerini belirtmişlerdir.
Her katılımcı, kendisi için en önemli olan bir sosyal sorumluluk projesini belirlemiştir. Daha sonra, bu projeye katılma nedenleriyle ilgili ifadeleri değerlendirerek içsel ve dışsal motivasyon düzeylerini ölçmüşlerdir. Örneğin, projeyi kişisel öneminden dolayı mu yoksa başkalarından onay kazanmak amacıyla mı desteklediklerini belirtmişlerdir.
Katılımcılar ayrıca siyasi görüşlerini açıklamış ve belirli duyguları ne kadar yoğun hissettiklerini değerlendirmişlerdir. Bu duygular, öz odaklı (gurur, suçluluk) veya başkalarına yönelik (empati, öfke) olarak sınıflandırılmıştır.
Anket sonuçları, hem içsel hem de dışsal motivasyonun katılımcıların geçmişte eylemlerde bulunmasına katkıda bulunduğunu göstermiştir. Ancak gelecekteki davranışları tahmin ederken, sadece içsel motivasyonun sürekli katılım niyetleriyle ilişkili olduğu görülmüştür.
Duygular, bu motivasyon süreçlerinde önemli bir rol oynamıştır. Yüksek içsel motivasyona sahip katılımcılar, genellikle öz odaklı duyguların yanı sıra olumlu duygular da ifade etmiş ve düşük suçluluk seviyeleri bildirmişlerdir. Yüksek dışsal motivasyona sahip olanlar ise hem gurur hem de suçluluk gibi öz odaklı duyguları daha sık raporlamıştır.
Siyasi ideoloji, bu örüntüler üzerinde güçlü bir etki yaratmıştır. Liberaller, daha yüksek düzeyde empati, başkalarına yönelik olumsuz duygular ve içsel motivasyon bildirmiştir. Veriler, liberallerin empati ve öfke duygularının, içsel motivasyonlarını önemli ölçüde etkilediğini göstermiştir.
Muhafazakarlar ise daha yüksek düzeyde gurur ve dışsal motivasyon bildirmiştir. Araştırmacılar, muhafazakarların gurur duygusunun, dışsal motivasyona olan eğilimlerini açıkladığını tespit etmiştir.
Bu anket sonuçlarına daha derinlemesine bir bakış elde etmek için, araştırmacılar 30 katılımcıyla (10 liberal, 10 muhafazakar ve 10 bağımsız) ayrıntılı görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmelerde, motivasyonları ve sosyal sorumluluk projelerine katılım konusundaki duygularını anlamak amacıyla açık uçlu sorular sorulmuştur. İki bağımsız araştırmacı, görüşme kayıtlarını analiz ederek motivasyon ve duygu ifadelerini belirlemiştir.
Görüşmeler sırasında, liberaller genellikle içsel motivasyonlarına vurgu yapmış ve başkalarından onay kazanma düşüncesini reddetmişlerdir. Katılımı bir ahlaki sorumluluk olarak görmüşler ve adaletsizlik karşısında öfke duyduklarını ifade etmişlerdir.
Liberaller, aktivizm faaliyetlerinin getirdiği duygusal yükü de dile getirmişlerdir. Bir liberal katılımcı, “Öfkenin iki türü vardır: Sizi motive eden öfke ve sizi tüketen öfke” şeklinde bir yorum yapmıştır.
Muhafazakarlar ise genellikle katılımı sosyal etkileşim ve topluluk oluşturma bağlamında tanımlamışlardır. Birçok katılımcı, aktivizmlerini dini inançlarıyla ilişkilendirmiş ve bu inancın sağladığı destekleyici ağ sayesinde motive olduklarını belirtmiştir.
Bu kişiler, grubun çabalarının somut sonuçlarını görmek konusunda gurur ve memnuniyet duymuşlardır. Bir katılımcı, ihtiyaç sahiplerine yardım etmenin verdiği tatmini, “Tamam, bu gerçekten bir fark yaratıyor” şeklinde ifade etmiştir.
Görüşme sonuçları, içsel ve dışsal motivasyon arasındaki geleneksel ayrımın, dine bağlı olan kişiler için daha az belirgin olabileceğini göstermektedir. Birçok muhafazakar katılımcı için, dini topluluktan veya Tanrı’dan onay kazanma arzusu, son derece istikrarlı bir dışsal motivasyon kaynağı olarak işlev görmüştür.
Çalışma, tek bir zaman noktasında toplanan anket verilerine dayanmaktadır. Bu durum, araştırmacıların duygu, motivasyon ve katılım arasındaki nedensel ilişkiyi kesin olarak belirlemesini engellemektedir. İnsanların duyguları ve motivasyonları, projelerde daha fazla zaman geçirdikçe değişebilir.
Katılımcılar, geçmişte ve gelecekteki davranışlarını kendi ifadelerine göre belirtmişlerdir. Bu durum, gerçek hayattaki faaliyetlerden farklılık gösterebilir. Gerçek aktiviteleri ölçmek için (örneğin, belirli dijital platformlardaki zamanı veya topluluk etkinliklerine katılımı) daha doğru bir resim elde edilebilir.
Son olarak, akranlardan veya genel kamuoyundan onay kazanmaya yönelik dışsal motivasyon, dini bir topluluğun sağladığı dışsal motivasyondan farklı şekilde işleyebilir. Dini bir topluluk veya sürekli varlığı hissedilen bir Tanrı inancı, bu tür bir dışsal motivasyonu son derece istikrarlı hale getirebilir.
Çalışma, “ Social Engagement for Oneself and Others: The Roles of Motivation, Emotion, and Political Ideology ,” E. Ashby Plant, Kyle Rose, Yuki Maynor, Levi Mitzen, Bayla K. Thompson, Deana A. Rohlinger ve Grant W. Bailey tarafından yazılmıştır.