
Uzmanlara göre, atrial fibrilasyon (kalp çarpıntısı) hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerekiyor. Dehidrasyon ve alkol tüketimi gibi faktörler, bu yaygın kalp ritmi bozukluğunu tetikleyebilir ve yönetmeyi zorlaştırabilir. Smidt Heart Institute‘daki uzmanlar, özellikle yaz aylarında atrial fibrilasyon hastalarının dikkat etmesi gerekenleri vurguluyor.
Atrial fibrilasyon (AFib), kalbin üst odacıklarının düzensiz bir şekilde atması durumudur ve genellikle hızlı kalp atışına neden olur. Bazı hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı veya kalp çarpıntıları görülebilir. Diğerlerinde ise sadece hafif yorgunluk hissi olabilir. Kimileri ise hiçbir belirti fark etmeyebilir. Atrial fibrilasyon aynı zamanda inme riskini de artırır.
Archana Ramireddy, MD, Smidt Heart Institute’daki bir klinik elektrofizyolog olarak, “İşte bu nedenle özellikle yaz aylarında atrial fibrilasyon hastalarının dikkatli olması önemlidir. Çünkü insanlar sıcak havada daha fazla zaman geçirir, terleme yoluyla sıvı kaybeder ve tatillerde, mangal partilerinde ve diğer açık hava etkinliklerinde daha fazla alkol tüketebilir,” diyor. “Özellikle yaşlı bireylerin bu duruma karşı daha savunmasız olduğu unutulmamalıdır.”
Eylül ayı, Kuzey Kaliforniya’da genellikle en sıcak havaların yaşandığı bir dönemdir. Bu nedenle, Cedars-Sinai Newsroom, AFib Farkındalık Ayı kapsamında Ramireddy ile bu hastalığa sahip kişilerin sağlıklı kalmak için neler yapabileceği hakkında konuştu.
Yaz aylarında atrial fibrilasyonu tetikleyebilecek faktörler nelerdir?
Sıcak hava, kalbe ek bir stres yükleyebilir, ancak asıl endişe sıcaklık değil dehidrasyondur. Dehidrasyon, özellikle yaşlılarda daha büyük bir risk oluşturur çünkü vücudun sıvıları koruma ve sıcaklığı düzenleme yeteneği yaşla birlikte azalabilir. Alkol tüketimi de önemli bir faktördür, çünkü alkol atrial fibrilasyonu tetikleyebilecek bir maddedir ve insanlar yaz aylarında tatillerde, açık hava etkinliklerinde ve sosyal toplantılarda daha fazla alkol tüketme eğilimindedir.
Atrial fibrilasyon hastalarının susuz kalmamak için sadece su mu içmesi gerekiyor, yoksa elektrolitli içecekler de gerekli mi?
Genellikle sade su en iyi seçimdir. Elektrolitli içecekler bazı durumlarda yardımcı olabilir, ancak bireysel ihtiyaçlar ısıya maruz kalma miktarı, aktivite seviyesi, terleme miktarı ve mevcut sağlık durumları gibi faktörlere bağlı olarak değişir.
Dehidrasyonun belirtileri nelerdir?
Dehidrasyonun belirtileri arasında koyu renkli idrar, baş dönmesi, ağız kuruluğu, yorgunluk, kafa karışıklığı ve hızlı kalp atışı sayılabilir. Belirtiler uzun sürer veya şiddetliyse, göğüs ağrısı veya nefes darlığı da varsa, tıbbi yardım alınmalıdır.
Atrial fibrilasyon hastalarının kahve tüketebilir mi?
Günde bir fincan kahve genellikle sorun yaratmaz. İki fincana kadar kabul edilebilir olabilir, ancak bazı hastalara daha fazla kahve yerine şekersiz veya yarı şekersiz kahve öneririm. Herkesin kendi vücuduna dikkat etmesi önemlidir. Eğer kafein düzenli olarak belirtilere neden oluyorsa, tüketimi azaltmak gerekir. Ben, özellikle yüksek dozda kafein ve diğer maddeler içeren enerji içeceklerinin risklerini daha çok endişe ediyorum, çünkü bunlar aritmi riskini artırabilir.
Atrial fibrilasyon hastalarının yaz aylarında egzersiz yapabilir mi?
Atrial fibrilasyon hastalarıma düzenli egzersizi öneririm. Eğer fiziksel aktivite sürekli olarak ataklara neden oluyorsa, altta yatan atrial fibrilasyon değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir. Ancak, özellikle günün en sıcak saatlerinde yoğun egzersizden kaçınılmalı ve dışarıda ise bol su içmeye özen gösterilmelidir. Aşırı ısınmayı önlemek için klima kullanmak, bol su içmek, serin bir duş almak veya soğuk havlu kullanmak faydalı olabilir.
Eğer bir kişi atrial fibrilasyondan şüpheleniyorsa ne yapmalı?
Eğer bir kişi kalp çarpıntısı yaşıyorsa ve bunun nedenini bilmiyorsa, bir atak kaydedilmesi teşhis ve tedavi için önemlidir. İşte bu noktada giyilebilir cihazlar, örneğin akıllı saatler devreye girebilir. Eğer bir cihaz bir elektrokardiyogram (EKG) kaydı yapabiliyorsa, bir doktor bu kaydı inceleyerek atrial fibrilasyon ile uyumlu olup olmadığını belirleyebilir. Giyilebilir cihazlar sayesinde daha fazla hastayı erken teşhis edebildik ve böylece tedaviye daha erken başlayabildik. Atrial fibrilasyon tedavisinin önemli bir hedefi inme riskini azaltmaktır. Atrial fibrilasyon tanısı konulan kişilerin, sağlık ekibiyle birlikte çalışarak bir kardiyak elektrofizyolog tarafından değerlendirilmesinin uygun olup olmadığını belirlemelidir.