
Yeni bir araştırmaya göre, akut stres altında olan kişiler, potansiyel müttefiklerle işbirliği yaparken, aynı zamanda stresin kaynağı olan kişilere karşı daha savunmacı bir tutum sergileyebilir. Bu bulgular, stresin sosyal davranış üzerindeki etkisinin tek yönlü olmadığını, aksine kişinin etkileşimde bulunduğu kişinin rolünün bu tepkiyi şekillendirebileceğini gösteriyor.
Geleneksel olarak, stres altındaki davranışlar hakkında iki farklı teori öne sürülmüştür. “İşbirliği ve dostluk” teorisi, insanların destek sağlayabilecek kişilere yönelerek işbirliği yapma eğiliminde olduğunu savunurken, “kaç veya savaş” teorisi ise tehditlerin geri çekilme, saldırganlık veya kaynakların korunması gibi davranışları tetikleyebileceğini öne sürmektedir. Önceki çalışmalar her iki model için de kanıtlar bulmuş olsa da, araştırmacılar bu tutarsızlığı açıklayabilecek faktörleri incelemiştir.
Freiburg Üniversitesi’nden Laura Oswald liderliğindeki bir ekip, akut stresin ardından davranışların, etkileşimde olunan kişinin sosyal rolü tarafından nasıl etkilendiğini araştırmıştır. Araştırmacılar, insanların stres altındaki durumlarında, başka, strese maruz kalmamış bir katılımcıyı potansiyel bir müttefik olarak değerlendirirken, aynı zamanda stresin kaynağı olan kişiye karşı daha savunmacı bir tepki vereceğini öngörmüşlerdir.
Çalışmaya katılan 121 sağlıklı genç yetişkinden oluşan bir örneklem kullanılmıştır (62 kadın, ortalama yaş 23.64). Katılımcılar öncelikle “Trier Sosyal Stres Testi”ne tabi tutulmuştur. Beş dakikalık hazırlığın ardından, katılımcılar beyaz önlükler giymiş ve herhangi bir olumlu geri bildirim sağlamayan bir jüri önünde 12 dakika boyunca konuşma yapmıştır ve ardından sekiz dakika boyunca zihinsel aritmetik görevlerini tamamlamıştır. Salya örnekleri, kalp atış hızı kayıtları ve öznel değerlendirmeler, stres tepkisinin oluşup oluşmadığını doğrulamak için kullanılmıştır.
Daha sonra katılımcılar, gerçek para içeren dört farklı oyunda karar verme süreçlerine dahil edilmiştir. Bu oyunlar güven, dürüstlük, paylaşım ve ceza gibi davranışları ölçmeyi amaçlamıştır. Katılımcılar, strese maruz kalmamış bir katılımcı ile ilgili kararlar alırken, aynı zamanda stres testinin bir parçası olan jüri üyelerinden biriyle ilgili kararlar da almıştır. Bu sayede araştırmacılar, stres altındaki bir kişinin nasıl farklı kişilere karşı farklı davranışlar sergilediğini karşılaştırabilmiştir.
Prosedür boyunca kortizol seviyeleri, kalp atış hızı ve algılanan stres önemli ölçüde artmıştır. Katılımcılar ortalama 2.52 kez güven duyma kararı alırken, bu sayı jüri üyelerine karşı 2.02’ye düşmüştür. Ayrıca katılımcılar, müttefiklere karşı daha dürüst olma eğiliminde olmuşlardır (3.06), jüri üyelerine göre (2.40) ve paylaşım konusunda da benzer bir durum söz konusudur (2.83 vs 2.27). Buna karşılık, ceza uygulaması jüri üyelerine karşı daha sık görülmüştür (0.74), müttefiklere göre (0.54). Tüm bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.
Davranışsal örüntülerde erkekler ve kadınlar arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. Katılımcıların kortizol seviyeleri, kalp atış hızı veya algılanan stres tepkisi şiddeti de, farklı kişilere karşı sergilenen davranışlardaki farklılıkları açıkça öngörmemektedir. Bu bulgular, bireyin stres tepkisinin yoğunluğundan ziyade, etkileşimde olunan kişinin rolünün daha belirleyici olduğunu göstermektedir.
Araştırmacılar, “Bireyler, etkileşimde bulundukları kişinin sosyal rolüne bağlı olarak davranışlarını farklı şekillerde uyarlar” şeklinde açıklamışlardır. Bir müttefike karşı işbirliği yapmak, karşılıklı yardım alma olasılığını artırırken, bir değerlendiriciye karşı işbirliğini reddetmek, kaynakları korumaya yardımcı olabilir veya kontrol duygusunu yeniden sağlamaya katkıda bulunabilir.
Çalışmanın bazı sınırlamaları bulunmaktadır. Tüm katılımcılar stres prosedürüne tabi tutulmuştur, bu nedenle stresin müttefiklere karşı işbirliğini artırıp artırmadığını veya değerlendiricilere karşı işbirliğini azaltıp azaltmadığını doğrudan gösterememektedir. Ayrıca, katılımcılar her zaman önce müttefiklerle etkileşimde bulunmuşlardır, bu da olası sıra ve karşılaştırma etkilerini beraberinde getirebilir. Daha kapsamlı çalışmalar, stres kontrol grubunu, daha arkadaş canlısı değerlendiricileri ve daha doğal etkileşimleri içeren araştırmalar gerekmektedir.
Çalışma, “Tend-and-befriend toward peers, fight-or-flight toward stressors: A dual response to stress“, Laura Oswald, Fabian Dvorak, Jeremy P. Jamieson, Markus Heinrichs ve Bastian Schiller tarafından yazılmıştır.