Yeni bir araştırmaya göre, sıfır kalori içeren içeceklerde ve işlenmiş gıdalarda yaygın olarak kullanılan yapay tatlandırıcı aspartamın, beyindeki hücrelerin felç hasarına karşı daha savunmasız hale gelmesine neden olabileceği tespit edildi. Çalışma, aspartamın hücresel enerji merkezlerini bozduğu ve oksijen eksikliği dönemlerinde koruyucu sinyal yollarını bloke ettiği belirtildi. Bu durum, beyin hücrelerinin yaralanmaya karşı daha hassas kalmasına yol açıyor. Araştırma,

Ecotoxicology and Environmental Safety

dergisinde yayınlandı.

Aspartam, sıfır kalorili içeceklerde ve işlenmiş gıdalarda yaygın olarak kullanılan bir yapay tatlandırıcıdır. Düzenleyici kurumlar genellikle insan tüketimi için güvenli olduğunu kabul etse de, devam eden bilimsel tartışmalar sinir sistemi üzerindeki potansiyel etkileri hakkında sorular ortaya koymaktadır. Örneğin,

PsyPost’un 2023’te yayınladığı bir çalışma

, otizm tanısı konulan çocukların annelerinin, hamilelik sırasında diyet sodası veya aspartam tüketimi olasılığının üç kat daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Ayrıca,

2023 tarihli bir araştırma

, insan beyin hücrelerinin aspartam ile tedavi edildiğinde oksidatif stres ve mitokondri hasarı yaşadığını ortaya koymuştur. Fudan Üniversitesi’nden Yan Bai ve Ji Feng liderliğindeki bu yeni çalışma, aspartam tüketiminin beynin strese karşı daha duyarlı hale gelip gelmediğini araştırmayı amaçlamıştır.

İskemik bir felç durumunda, kan akışı beyinde belirli bölgelere ulaşmayı durdurur. Kan akışı yeniden sağlandığında, ani oksijen ve besin akışı paradoksal olarak iltihaplanma ve oksidatif stres gibi reaksiyonları tetikleyebilir ve ek doku hasarına yol açabilir. Bu ikinci aşamadaki hasar, serebral iskemi-reperfüzyon yaralanması olarak bilinir.

Bilim insanları, hem canlı fareler hem de laboratuvar ortamında yetiştirilen fare beyin hücreleri üzerinde araştırmalar yürütmüştür. Hayvan modeli için, 50 erkek fare iki saat boyunca karotid arterlerinin bloke edilerek felç simülasyonu yapılmış ve ardından 12 saat boyunca reperfüzyon sağlanmıştır.

Araştırmanın sonuçları, aspartam verilen farelerin, normal su verilen farelere göre daha fazla beyin hasarı gördüğünü göstermiştir. Aspartam verilmeden yapılan felç simülasyonunda, ölen beyin dokusu yaklaşık %24.3 iken, %0.2 aspartam verilen farelerde bu oran %58.6’ya yükselmiştir.

Mikroskopik incelemelerde, aspartamın korteks ve hipokampus gibi hafıza ve düşünce süreçlerinde rol oynayan beyin bölgelerindeki nöronların bozulmasını şiddetlendirdiği görülmüştür. Aspartam verilen farelerde daha az sayıda sağlıklı nöron bulunmuş ve hücresel dejenerasyon belirtileri daha belirgindir.

Aspartamın bu ek hasara nasıl yol açtığını anlamak için, bilim insanları yeni doğan farelerden alınan sinir kök hücrelerini laboratuvar ortamında yetiştirmişlerdir. Bu hücreler 48 saat boyunca aspartam ile pre-tedavi edilmiş ve ardından oksijen ve glikoz eksikliği koşullarına maruz bırakılmıştır.

Hayvan deneylerinde olduğu gibi, aspartam da laboratuvar ortamındaki hücre ölümünü artırmıştır. Aspartam verilen hücrelerde, sadece oksijen ve glikoz eksikliğine maruz kalan hücrelere göre yaklaşık %25 daha fazla azalma görülmüştür. İlginç bir şekilde, çalışmada test edilen diğer yaygın yapay tatlandırıcılar (sucralose ve acesulfame potasyum gibi), bu ek toksik etkiyi göstermemiştir.

Araştırmacılar, aspartamın hücrelerin mitokondrilerinde aşırı miktarda reaktif oksijen türü birikmesine neden olduğunu gözlemlemişlerdir. Reaktif oksijen türleri, normalden yüksek seviyelerde biriktiğinde ciddi yapısal hasara yol açabilen dengesiz moleküllerdir. Bu durum, hücrelerin enerji merkezlerinin işlevini kaybettiğinin bir göstergesi olan mitokondriyal zar potansiyelinin azalması ile birlikte görülmüştür.

Tatlandırıcı ayrıca, normalde hücrelerin strese karşı dirençli kalmasına yardımcı olan ve nöronların dayanıklılığını artıran ERK/CREB1 sinyal yolunu baskılamıştır. Bilim insanları, bu koruyucu yolu aktive etmek ve mitokondrideki reaktif oksijen türlerini nötralize etmek için kimyasal bileşikler eklediklerinde, aspartamın neden olduğu hücre ölümünü ve iltihaplanmayı kısmen tersine çevirebildiklerini tespit etmişlerdir.

Her araştırmada olduğu gibi, bu sonuçlarla ilgili dikkate alınması gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Çalışma, farelere sadece yedi gün boyunca aspartam verilmesini içermektedir; bu da birçok insanın tükettiği uzun süreli günlük aspartam alım alışkanlıklarını yansıtmamaktadır. Kronik, düşük dozlu maruziyetin beynin yaralanmaya karşı direncini yaşam boyu nasıl etkileyebileceği bilinmemektedir.

Hayvan deneyleri sadece erkek fareler üzerinde yapıldığı için, dişi farelerin aynı nörolojik savunmasızlıkları gösterip göstermediği belirsizdir. Bilim insanları farelerde davranışsal veya bilişsel değişiklikleri test etmedikleri için, bu hücresel hasarın felç sonrası fiziksel veya zihinsel bozukluklara nasıl yol açabileceği tam olarak belirlenememiştir.

Gelecekteki araştırmalar, yapay tatlandırıcıların metabolik yolları üzerindeki uzun vadeli etkileri ve bu mekanizmaların insan klinik senaryolarında geçerli olup olmadığını araştırmalıdır.

Çalışma, “Aspartame exacerbates cerebral ischemia–reperfusion injury via mitochondrial dysfunction and ERK/CREB1 pathway suppression”, Yan Bai, Ji Feng, Xiao-Yu Wu, Zhi-Sheng Yao, Yue-Tong Liu, Yu-Hong Li, Guo-Dong Lu ve Kun Xue tarafından yazılmıştır.

İlginizi Çekebilir: Araştırmaya Göre: Escitalopram, Şiddetli Premenstrüel Rahatsızlık Yaşayan Kadınlarda Irritabilite ve Öfkeyi Azaltıyor →
Kaynak: PsyPost ↗