Yüksek Zeka, Matematikte Meta-Bilişsel Bilgi Gelişimini Hızlandırabilir

Almanya’da yapılan ve 1050 genç ergenin katıldığı bir araştırmada, daha yüksek zekaya sahip öğrencilerin zaman içinde matematik alanındaki meta-bilişsel bilgi düzeylerinde daha fazla artış gösterdiği tespit edildi. Bu durum, yüksek zekanın meta-bilişsel bilgi gelişimini hızlandırdığına işaret ediyor. Dikkat çekici bir şekilde, matematik bilgisi, motivasyon ve okul sınıfı türünün meta-bilişsel bilgi gelişimiyle ilgili olmadığı görüldü. Araştırma,

dergisinde yayınlanmıştır.

Meta-bilişsel bilgi, bir kişinin kendi düşünme ve öğrenme süreçlerinin nasıl işlediği hakkındaki bilgileri ve inançlarıdır. Bu, neyin iyi veya kötü yapıldığı, hangi görevlerin zor olabileceği ve belirli bir durumda yardımcı olabilecek stratejilerin neler olduğu bilgisini içerir. Örneğin, bir öğrenci, okumak yerine kendi kelimeleriyle özetlemek yoluyla bilgiyi daha iyi hatırladığını bilebilir.

Meta-bilişsel bilgi ayrıca, farklı görevlerin farklı yaklaşımlar gerektirebileceğinin anlaşılmasını da içerir; örneğin, bilgileri ezberlemek ile karmaşık bir problemi çözmek. Genellikle bildirimsel bilgi (kendi öğrenen olarak kişinin kendisi hakkında bilgi, görevler hakkında bilgi ve stratejiler hakkında bilgi), işlemsel bilgi (stratejilerin nasıl uygulanacağı) ve koşullu bilgi olarak sınıflandırılır. Bu çalışmanın odaklandığı koşullu bilgi, belirli bir durum ve göreve bağlı olarak hangi stratejilerin ne zaman ve neden kullanılacağını bilmeyi ifade eder.

Bu tür bilgiler, öğrenmeye veya problem çözmeye başlamadan önce nasıl bir yaklaşım izleneceği konusunda planlama yapmaya yardımcı olur. Ayrıca, mevcut yaklaşımın işe yaramadığında stratejileri ne zaman değiştireceğine dair kararlar vermeye de rehberlik edebilir. Daha güçlü meta-bilişsel bilgi, daha verimli öğrenmeyi, daha iyi problem çözmeyi ve akademik çalışmalarda daha fazla bağımsızlığı destekleyebilir.

Çalışmanın yazarı Maria Theobald ve meslektaşları, meta-bilişsel bilginin öğrenme ve akademik başarı için merkezi bir rol oynadığını belirtiyor. Ancak, meta-bilişsel bilgi gelişiminin seyri ve bu gelişimdeki zekanın rolü hala yeterince anlaşılamamıştır. Bu nedenle, matematik alanındaki meta-bilişsel bilgi gelişimini inceleyen bir çalışma yürütmüşlerdir. Matematik öğrenimi ve başarısı için güçlü bir öngörücü olduğu bilinen bu meta-bilişsel bilgi türüne odaklanmışlardır.

Çalışmanın yazarları, akademik başarı ve motivasyonun gelişimini inceleyen PULSS projesinden veri analiz etmiştir. Bu çalışmaya katılanlar, güney Almanya’daki yedi lisedeki (Gymnasium) 5. sınıf öğrencilerinden oluşan 1050 öğrenciydi. Çalışmanın başlangıcında öğrencilerin ortalama yaşı 11 idi. Katılımcıların %40’ı kızdı. Öğrencilerin çoğunluğu (%89) için ana dil Almanca idi. Diğer öğrencilerin ana dilleri arasında Rusça, İngilizce ve Türkçe bulunuyordu.

Öğrenciler, 5. sınıfın sonunda (T2), 6. sınıfın sonunda (T3) ve 7. sınıfın ortasında (T4) olmak üzere farklı zamanlarda testlere tabi tutulmuştur. Ancak bu analizde sadece ilk üç veri toplama aşamasından (T1-T3) elde edilen veriler kullanılmıştır, çünkü meta-bilişsel bilgi T4 veri toplama aşamasında değerlendirilmemiştir. Katılımcılar, matematik alanındaki koşullu meta-bilişsel bilgi düzeylerini ölçen MAESTRA 5-6 testini, zeka düzeylerini (sadece T1’de, Cognitive Ability Test for Grades 4-12 ile), matematik bilgilerini (Almanca Matematik Testi) ve matematik ile ilgili motivasyonlarını (hedef odaklılık, matematik öz yeterliliği ve ilgi, bunlar da sadece T1’de değerlendirilmiştir) ölçen testlere tabi tutulmuştur.

Sonuçlar, öğrencilerin matematik alanındaki meta-bilişsel bilgi düzeylerinin zaman içinde genellikle arttığını, ancak bu artışın öğrenciler arasında büyük farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Daha yüksek zekaya sahip öğrencilerin, zaman içinde matematik alanındaki meta-bilişsel bilgi düzeylerinde daha fazla artış gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmanın yazarları, bunun yüksek zekanın meta-bilişsel bilgi gelişimini hızlandırdığına işaret ettiğini belirtmektedir. Kızların, erkeklere göre meta-bilişsel bilgi düzeylerinde daha fazla artış göstermiştir. Matematik bilgisi, motivasyon ve okul sınıfı türünün (düzenli veya yetenekli öğrenciler için) meta-bilişsel bilgi gelişimiyle ilgili olmadığı görülmüştür.

“Bu bulgular, meta-bilişsel bilgi gelişimindeki değişkenliği vurgulamaktadır ve zekanın bu farklı gelişim için önemli bir öngörücü olduğunu göstermektedir,” diye belirtilmiş. Çalışmanın yazarları, çalışmanın meta-bilişsel bilgi gelişimiyle ilgili faktörler hakkında fikir verdiğini ancak çalışmanın tasarımının kesin sonuçlar çıkarmaya elverişli olmadığını da eklemişlerdir.

Çalışma, “The role of intelligence in the development of metacognitive knowledge,” başlığıyla Maria Theobald, Wolfgang Schneider ve Franzis Preckel tarafından yazılmıştır.

İlginizi Çekebilir: İlişki Arayışının Psikolojisi: Yeni Araştırma, Motivasyonlarımızı Ortaya Çıkardı →
Kaynak: PsyPost ↗