Boehringer Ingelheim’in geliştirdiği survodutide adlı ilaç, obezite ve tip 2 diyabet hastalarında placebo‘ya göre belirgin ölçüde daha fazla kilo kaybı sağladı. EASD 2026 kongresinde sunulan SYNCHRONIZE-2 faz 3 deneyinin sonuçlarına göre, GLP-1 ve glucagon reseptörlerini aynı anda hedefleyen çift ajonist türündeki ilaç, karaciğerdeki yağlanmayı da azaltarak obezite ve diyabetin önemli komplikasyon faktörlerine olumlu etki gösterdi.
Dünya genelinde 143 merkezde yürütülen deneyde, 752 hastanın katıldığı araştırmada survodutide grubunda ortanca 13.1’lik kilo kaybı kaydedilirken, placebo grubunda bu oran 3.1 olarak ölçüldü. İlaç alan hastaların yaklaşık yüzde 79’u başlangıca göre en az yüzde 5 kilo verirken, aynı hedefe ulaşan placebo hastalarının oranı yüzde 32.7’di. Kan şekerini gösteren HbA1c değerinde survodutide grubunda 1.21’lik düşüş yaşanırken, placebo grubunda bu değişim neredeyse sıfıra yakın kaldı.
Kalp ve karaciğer sağlığı açısından benzersiz bir yaklaşım
Araştırmayı koordine eden Wharton Medical Center’dan tıp doktoru Sean Wharton, ilacın yalnızca kilo kaybıyla sınırlı kalmadan genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sunduğunu vurguladı. Wharton, GLP-1 türündeki ilaçların belirli işlevleri yerine getiren ajanlarla birleştirilmesinin, hastalara sadece kilo kaybı değil, daha öngörülebilir başka sağlık faydaları da sağlayabileceğini belirtti.
Bizde benzersiz bir GLP-1 ve glucagon kombinasyonu var. Bakıyoruz da genel sağlığa bakıyoruz. GLP-1’lerin, bize yalnızca kilo kaybı değil, aynı zamanda daha öngörülebilir başka sağlık parametreleri de sağlayan, belirli şeyleri yapan ajanlarla birleştirilmesi gerektiği dünyaya giriyoruz.
Sean Wharton, MD, PharmD — Wharton Medical Center Tıp Direktörü ve SYNCHRONIZE-2 Deneyinin Koordinatör Araştırmacısı
Wharton, karaciğerin özellikle tip 2 diyabet hastaları için giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı. İlacın kilo değişikliğine yol açmasının yanı sıra karaciğer sağlığı açısından da bir boyutu bulunduğunu belirterek, bunun gerçekten olumlu sağlık sonuçlarına giden bir yolun başlangıcı olabileceğini ifade etti.
Deneyin tasarım ve katılımcı profili
Faz 3, rastgele dağıtılmış, çift körü, paralel grup etkinilik ve güvenlik deneyi 76 hafta sürdü. Hastaların dahil edilme koşulları arasında tarama sırasında en az 27 kg/m² vücut kitle indeksi (VKI), tip 2 diyabet tanısı, HbA1c’nin yüzde 6.5 ile 10 arasında olması ve kilo vermeye yönelik kendiliğinden yapılan ancak başarısız olan diyet çabasının en az bir kez yaşanmış olması yer aldı.
Taramadan üç ay önce beş yüzde’den fazla değişim gösteren, üç ay içinde obezite ilacı kullanan veya mide boşalması açısından klinik açıdan önemli bir bozukluğu bulunan hastalar deneyden hariç tutuldu. Katılımcılar rastgele dağıtılarak haftada tek kez uygulanmak üzere 3.6 mg ya da 6 mg survodutide ya da placebo aldı; tüm uygulamalar cilt altı enjeksiyon yoluyla gerçekleştirildi.
Deneye katılan hastaların ortanca yaşının 55.7, başlangıçtaki ortanca vücut kitle indeksinin ise 36.5 kg/m² olduğu belirlendi. Hastların ortanca vücut ağırlığının 229.5 pound (yaklaşık 104 kilogram), ortanca bel çevresinin ise 45.5 inç (yaklaşık 116 santimetre) ölçüldü. Başlangıctaki ortanca HbA1c değeri yüzde 7.4 (57.4 mmol/mol) olarak kaydedildi.

Hastaların en sık kullandığı ilaç metformin oldu ve bu oran yüzde 78.7’ye ulaştı. Bunu kan yağı düşürücü tedaviler (yüzde 58.6) ve SGLT2 inhibitörleri (yuzde 34.2) izledi.
Karaciğer yağlanmasına yönelik ek etki
Wharton ve arkadaşları, önceki SYNCHRONIZE-1 deneyinden elde edilen verilerle birlikte değerlendirme yaparak survodutide’in kilo kaybı ve şeker kontrolündeki belirgin iyileşmelerin yanı sıra karaciğer üzerinde de ek bir etkiye sahip olduğunu tespit etti. Önceki deneyde kas özgü analizin yapılması, tedavinin metabolik açıdan aktif olan visseral ve karaciğer yağlanasında, kas kütlesine kıyasla daha belirgin azalma sağladığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, bu ikincil etkinin survodutide’i geleneksel GLP-1 tedavilerinden ayırarak kendi benzersiz tedavi kimliğini kazandırdığını değerlendirdi. İlacın yalnızca kilo kaybıyla sınırlı kalmayıp karaciğer sağlığı boyutunu da içermesi, onun metabolik hastalıklara yönelik daha kapsamlı bir yaklaşım sunduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, obezite ve tip 2 diyabetin birlikte görüldüğü durumlarda karaciğer sağlığının giderek daha kritik hale geldiğini vurgulayarak, survodutide’in bu alanda yeni bir tedavi seçeneği sunma potansiyeli taşıdığını belirtti.
Kaynaklar ve etiketler
Bu gelişmeyle ilgili detaylara Boehringer Ingelheim’in resmi açıklamasından ulaşılabilir: Boehringer Ingelheim’in survodutide için SYNCHRONIZE-2 faz 3 obezite ve tip 2 diyabet deneyi sonuçları. Deneyin klinik kayıt bilgileri de ClinicalTrials.gov üzerinden takip edilebilir.
Araştırmayı koordine eden Wharton’un, Novo Nordisk, Eli Lilly, BI ve Bausch Health Canada ile açıklayıcı iş birlikleri bulunduğu bildirildi. Bu bağlamda deney sonuçlarının tarafsız değerlendirilmesi açısından araştırmacıların kurumlarla olan bağlantılarının da göz önünde bulundurulması gerekiyor.


[…] Çekebilir: SYNCHRONIZE-2 Deneyi: Survodutide, Placebo’yu Kilo Kaybı ve Şeker Kontrolünde Önemli Ölç… Kaynak: FDA […]