İçeriğe geç

KANITA DAYALI SAĞLIK REHBERİ

Yayınlarda araForum
Forum

Hastalıklar & Tedaviler

Sindirme Tipi Multiple Myeloma’da Linvoseltamab’ın Erken Tedavisi Fayda ve Risk Açısından Değerlendirildi

İspanya'nın Pamplona kentinde Navarra Üniversitesi Kliniği Hematoloji bölümünde çalışan uzman Paula Rodríguez-Otero, MD, PhD, LINKER-SMM1 çalışmasının...

A-Sağlık Tıp & Beslenme Kurulu · 6 Ekim 2026 · 0 yorum

Yayın:

İspanya’nın Pamplona kentinde Navarra Üniversitesi Kliniği Hematoloji bölümünde çalışan uzman Paula Rodríguez-Otero, MD, PhD, LINKER-SMM1 çalışmasının semptomsuz yüksek riskli multiple myeloma hastalarında linvoseltamab tedavisini nasıl seçtiğini ve erken tedaviyle sağlanabilecek faydalar ile enfeksiyon riski arasındaki dengenin nasıl tartıldığını Pharmacy Times’a verdiği röportajda anlattı. Rodríguez-Otero, hastalığın ilerlemesinin önlenmesi amacıyla semptomlar ortaya çıkmadan verilen bu tedavinin, ciddi enfeksiyon riski göz önüne alındığında gerçekten değip değmeyeceğini hasta alt gruplarına göre inceledi.

Röportajda vurgulandığı gibi sindirme tipi multiple myeloma tek bir hastalık grubu değil, ilerleme riski bakımından birbirinden oldukça farklı bireyleri içeren geniş bir yelpazedir. Bu nedenle tedavinin semptomatik hastalık gelişmeden önce düşünülmesi halinde, yüksek riskli hasta popülasyonunun doğru şekilde belirlenmesi kritik önem taşır.

Hasta Seçiminde Kullanılan Kriterler

Rodríguez-Otero, LINKER-SMM1 çalışmasının uygun hastaları belirlemek için 20/2/20 ve PETHEMA kriterlerini kullandığını açıkladı. 20/2/20 kriteri kemik iliği plazma hücre yüzdesini, monoklonal protein konsantrasyonunu ve serum serbest light zincir oranını göz önüne alırken, PETHEME kriteri ise anormal kemik iliği plazma hücre oranın ve immunopareisin varlığını değerlendirdi.

Sindirme tipi myeloma, ilerleme riski bakımından oldukça farklı hastaları kapsar. Yüksek riskli hasta grubunu belirlemek, tedaviyi semptomlar ortaya çıkmadan önce düşünürken temel bir adımdır. Çalışmamız bu yaklaşımlarla iki yıl içinde aktif myelomaya ilerleme riskinin yaklaşık yüzde 50 olduğu bir popülasyon tanımladı.

Rodríguez-Otero, Hematoloji Uzmanı

Bu kriterlerle belirlenen popülasyonda hastaların iki yıl içinde aktif myelomaya ilerleme riskinin yaklaşık yüzde 50 olduğu vurgulandı. Uzman, bu oranların tedavi kararının merkezinde yer aldığını ve hangi hasta grubunun bu tedaviden potansiyel olarak faydalanabileceğini net biçimde ortaya koyduğunu belirtti.

Tedavinin Getirdiği Enfeksiyon Yükü

Konuşmanın ikinci bölümünde, asemptomik bir popülasyonun tedavi yüküne dikkat çekildi. Hastalara intravenöz immunoglobulin replasmanı, Pneumocystis jirovecii pneumonisi profilaksisi ve antiviral profilaksi verilmesine rağmen enfeksiyonlar hastaların yüzde 92’sinde görüldü.

A Sağlık sitesini Google’da tercih edilen kaynak olarak seç

Enfeksiyonların çoğu düşük dereceliydi. Hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde üçünci derece enfeksiyon gelişti ancak dördüncü veya beşinci derece enfeksiyon gözlenmedi. Ayrıca sindirme tipi myelomanın kendisinin de hastalarda artmış bir infeksyon riski taşıdığını vurgulamak isterim.

Rodríguez-Otero, Hematoloji Uzmanı

Hastaların dörtte üçünden fazlasında enfeksiyon gelişmesi, bispecific antikor tedavisinin getirdiği önemli güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. Ancak uzman, enfeksiyonların büyük çoğunluğunun derecesi düşük olması ve ciddi biçimleritin sınırlı kalması nedeniyle bu bulguların tek başına tedavi yaklaşımını reddetmeye yetmediğini ifade etti.

Fayda-Risk Dengesi ve Gelecek

Rodríguez-Otero için enfeksiyonların şiddeti, potansiyel faydanın erken müdahaleyi haklı çıkarıp çıkarmadığını değerlendirmede merkezî bir rol oynuyor. Çalışmanın iki yıllık sabit tedavi süresi ve zamanla giderek daha az sıklıkla uygulanayan doz rejimini, tedavinin getirdiği yükü zaman içinde azaltan önemli özellikler olarak nitelendirdi.

Farmasisistlere yönelik röportajda, risk sınıflandırmasını iyi anlama ve tedavi süresince kapsamlı bir infeksyon profilaksini sürdürmenin önemi öne çıkarıldı. Uzman, ilerlemenin önlenmesini ikna edici bir hedef olarak görürken, bu durumda bispecific tedavinin değerini netleştirmek için üçüncü faz kanıtının gerekli olduğunu vurguladı.

Bulgular linvoseltamab’ı, aktif hastalık gelişmeden önce yüksek riskli sindirme tipi myeloma hastaları için rutin bir tedavi olarak kurmak yerine, araştırmaların sürdürülmesini destekliyor. Bu nedenle üçünc faz çalışmalarının bu tedavinin değerini aydınlatması gerekiyor.

Rodríguez-Otero, Hematoloji Uzmanı

Sonuç olarak çalışma bulguları, linvoseltamab’ın yüksek riskli sindirme tipi myeloma hastalarında aktif hastalık başlamadan önce standart tedavi haline getirilmesini önermiyor; bunun yerine konunun daha kapsamlı biçimde incelenmesinin uygun olduğunu gösteriyor.

İlginizi Çekebilir: Hematoloji Dünyasında Eylül 2026: ASH Demir Eksikliği Tanısında Ferritin Eşik Değerlerini Yükseltti, Marstacimab Genişletildi ve →
Kaynak: Pharmacytimes ↗
Forumda sor / tartış

OKUYUCU TOPLULUĞU

0 değerlendirme

Deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz; tanı, tedavi veya acil durum için yorumlar yerine sağlık uzmanına başvurun.

Düşünceni paylaş

Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir. Kişisel sağlık bilgilerinizi paylaşmayın.

YAYINLARDA ARA

En az 3 karakter yazın.

KONULAR