Ağır astımda biyolojik ilaç tedavisinin ne zaman değiştirilmesi gerektiğine dair yaklaşımını açıklayan Liège Üniversitesi solunum uzmanı Florence Schleich, MD, PhD, tedavi seçiminde kalıcı atakların dikkatli biçimde fenotipleştirilmesinin esas olması gerektiğini vurguladı. Schleich, biyolojik ilaç değişimi, uzun vadeli tedavi hedefleri ve düzenli takim konularında görüşlerini, 2026 Avrupa Solunum Derneği (ERS) Kongresi’nde Barcelona’da düzenlenen kongrenin ardından HCPLive’a verdiği röportajda anlattı.
Kalıcı Ataklar Tedavinin Değiştirilmesi İçin Yeterli Mi?
Schleich, biyolojik ilaç alan hastalarda görülen kalıcı ataklar üzerine kongrede sunum yaptı ve röportajında artan atakların biyolojik tedaviye geçiş gerekçesi olup olmadığını, buna karşılık ek tedavi yaklaşımının ne zaman daha uygun olduğunu açıkladı. Hastanın hâlâ atak geçiriyor olması durumunda, doğru biomarkerlara göre hastaya en uygun tedavinin seçilebileceğini belirten Schleich, “Eğer hasta hâlâ atak geçiriyorsa ve tip 2 yönlü ataklar görüyorsa, bence başka bir tip 2 inflamasyonuna hedef alan biyolojik ilaca geçişi düşünmeliyiz. Biomarkerlara göre doğru hastaya uygun tedaviyi seçebilirsiniz” dedi.
Florence Schleich, MD, PhD
Biyolojik ilaca bağlı, enfeksiyon kaynaklı atak yaşayan hastalarda ise ilk adımın ilaç değişikliği değil, mevcut biyolojik ilaca makrolid eklemek olacağını belirten Schleich, klinikçilere ağır astımlı hastalar için daha iddialı hedefler koymayı önerdi. Remisyona ulaşamayan, ataklarına devam eden veya akciğer fonksiyonlarında hızlanan düşüş gösteren bir hastada farklı bir tedavi gerekebileceğini belirten Schleich, amacın gelecekteki atakların önlenmesi ve sistemik kortikosteroid maruziyetinin ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.

Schleich, bakım amaçlı sistemik kortikosteroidlerin indirilememesini de geçiş düşünülecek başka bir neden olarak sıraladı; ancak bu durumda önce atak fenotipinin karakterize edilmiş olması gerektiğini ekledi.
Biyolojik İlaç Yanıtı ve Remisyon Öngörücüleri
Bu hedeflere ulaşmanın, her hastanın mümkün olduğunca erken aşamada doğru biyolojik ilaca eşleştirilmesine bağlı olduğunu ifade eden Schleich, randomize kontrollü çalışmaların belirli biomarkerların bireysel biylojik ilaçlara yanıtı öngördüğünü gösterdiğini anlattı. Alanın, bir hastanın belirli bir ilaca mı yoksa başka bir ilaca mı daha iyi yanıt vereceğini gösteren karşılaştırmalı çalışmalardan yoksun olduğunu dile getiren Schleich, “Daha fazla biomarker, daha fazla yanıt öngörücüsü ve farklı biyolojik ilaçlara daha fazla remisyon öngörücüsüne ihtiyacımız var. Birbirleriyle doğrudan karşılaştırılan çok çalışma yok ve bu gerçekten üzücü, çünkü bilmek zor” dedi.
Bir tek biomarkere güvenmek yerine gelecekteki öngörü modellerinin biomarkerları; başlangıç özellikleri, eşlik eden hastalıklar, akciğer fonksiyon testi ve akciğer fonksiyonu seyriyle birleştirebileceğini belirten Schleich, bu faktörlerin entegrasyonunun belirli bir klinik profile sahip hastaya en uygun tedavinin belirlenmesine yardımcı olacağını söyledi.
Biyolojik İlacın Düzenli Takimi İçin Standartlaşma Çağrısı
Schleich’in pulmonologlara yönelik temel çağrısı tutarlılığa işaret etti. Klinikçilerin neyi ve ne zaman ölçtüğüne dair bir uzlaşıya ve ağır astımlı hastaların ülkelerarasında uyumlu biçimde yönetilmesine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Schleich, bu hedefe doğru ilerleyen bir klinik protokol geliştiren ERS SHARP işbirliğine değindi.
Klinikçi, dikkatli başlangıç fenotipleştirme ile düzenli ve yapılandırılmış takımı yan yana getirmeyi önerdi. Küresel Astım Girişimi (GINA) ağır astım kılavuzlarıyla uyumlu olarak, tedavi etkinliğinin biyolojik ilaç başlangıcından 3 ila 6 ay sonra gözden geçirilmesini tavsiye etti. Düzenli takimin özellikle ataklarına devam eden veya sistemik kortikosteroid bağımlılığı süren hastaların belirlenmesinde kritik olduğunu belirten Schleich, “Ayrıca komorbiditeleri aramak için diğer hekimlerle ve diğer uzmanlıkla işbirliği yapmayı da öneririm. Bu gerçekten önemli, çünkü tedavi seçim şeklinizi bile değiştirebilir” dedi.
Schreich’in görüşleri, biyolojik ilaç alan hastalarda artan atakların mekanizmaya göre farklılık gösterdiğine dair bulgularla destekleniyor; bu bağlamda klinik kararların hastanın spesifik fenotipine göre şekillenmesi gerektiği vurgulanıyor.


[…] Çekebilir: Ağır Astımda Biyolojik İlacın Ne Zaman Değiştirilmesi Gerektiği: Florence Schleich, Karşıl… Kaynak: ScienceDaily […]