Aterom ve Plak Yapısı
Ateroskleroz, atardamarları etkileyen ve orta boy ile büyük arterlerde aterom veya plak olarak adlandırılan yapısal bozukluklardan oluşan bir hastalıktır. Aterom, damarın yüzey tabakası kalınlaşmış büyük bir alanının ortasında bulunan, yumru gibi, yumuşak sarımsı bir birikimdir. Arter lümenine yakın noktalarda makrofajlardan oluşan bu birikimin altında bazen kolesterol kristalleri ve ilerlemiş lezyonların tabanında kireçlenme (kalsifikasyon), hatta bazen kemikleşme olabilir. Hastalığın adı, ateromların içi yumşak, dışı sert yapısından dolayı Yunanca athero- (lapa) ve -sclerosis (sertleşme) sözcüklerinden türetilmiştir.
Plak Stabilitesi ve Yırtılma Mekanizması
Ateroskleroz iki patolojik sorun oluşturur. Birincisi, aterom zaman içinde yırtılabilir ve içinden çıkan parçalar akıntıyla gidip dar damarları tıkayabilir (tromboz). İkincisi, aterom yırtılmasa da büyümesi sonucunda damarın daralmasına (stenoz) yol açabilir. En yaygın görülen süreç, hassas plak olarak adlandırılan yumuşak plakların yırtılmasıdır. Yırtılma, ince ve zayıf fibröz örtülü “hassas” ateromlarda olur. Eğer yumuşak ateromu kandan ayıran fibröz örtü yırtılırsa, alttaki doku parçaları kanın içine saçılır, kan ateromun içine girer ve bunun sonucunda ateromun hacminde ani bir büyüme meydana gelebilir. Doku parçalarında kollajen ve doku faktörü bulunduğu için trombositleri uyarıp kan pıhtılaşma sistemini harekete geçirirler. Sonuç, ateromu kaplayan ve kan akışını ileri derecede engelleyen bir kan pıhtısı, yani trombusdur.

Mikroskopla bakıldığında iki plak türü ayırt edilebilir. Fibro-lipit plak intimanın altında biriken lipit yüklü hücrelerle tanımlanır. Endotelin altında bir “fibröz örtü” plağın merkezindeki çekirdeği kaplar. Bu plakların kenarlarında yeni “köpüğümsü” hücreler ve kılcal damarlar bulunur. Yırtıldıkları zaman kişiye en çok zarar veren plaklar bunlardır. Fibröz plak ise damar duvarının kalınlaşıp genişlemesine yol açar ve bazen kas tabakasının kısmen zayıflamasıyla beraber lümende ufak bir daralma olarak da görülür.
Stenoz Oranı ile Ruptür İlişkisi
Lümenin tamamen tıkanmasına neden olmayan ama yinelenen plak yırtılmalarının üzerindeki pıhtı örtüsü ve pıhtıyı sabitleştirici fizyolojik tepki, çoğu stenozu meydana gen süreçtir. Stenozlu bölgelerde akış hızının yüksek olmasına rağmen bunlar sağlamdır, genelde parçalanmazlar. Kan akışını durduran yırtılma olayları genellikle az daralma yapmış büyük plaklarda meydana gelir.
Klinik araştırmalarda, yırtıldıktan sonra arterin tamamen tıkanmasına neden olan plaklardaki stenoz miktarının ortalama %20 oranında olduğu bulunmuştur. Yüksek oranda stenoz oluşturmuş plaklar çoğunlukla ciddi sonuçlar doğurmaz. Klinik araştırmalarda, %75’ten fazla oranda daralma olan plakların yalnızca %14’ünün kalp krizine neden olduğu bulunmuştur. Arterde kan akışını bozan olayların çoğu lümen tıkanmasının %50’den az olduğu yerlerde olur. Bu olaylarda ortalama stenoz oranı %20’dir. Dolaşım sorunlarını test etmek için kullanılan en yaygın test olan Kardiak stres testi ancak %50’den fazla tıkanmayı algılayabilmektedir.
Plak Tanımlamada Zorluklar
Kalp hastalıkları için kullanılan anjiyografi ve kardiak stres testi teknikleri damarlarda ciddi daralma (stenoz) noktalarını belirlemeyi amaçlar. Bu teknikler aterosklerozu doğrudan fark etmeye yaramaz. Oysa klinik çalışmalar, ciddi olayların meydana geldiği yerlerin büyük placlı ama az daralmalı olduğunu göstermiştir. Plak yırtılması saniyelerle dakikalar arasında bir sürede arter lümeninin tıkanmasına ve potansiyel olarak hastanın daimi sakatlanmasına veya ölümüne yol açabilir. Bu yüzden 1990’lardan beri tedavinin hedefi olarak daha ölücül olan “hassas plak”lara odaklanılmıştır.
Hastalık onlarca yıl yavaşça ilerlemesine rağmen, arterin bir aterom tarafından tıkanmaya kadar fark edilmez. Tipik olarak şöyle meydana gelir: Aterom yırtılması, yırtığın üzerinde pıhtılaşma ve fibröz yapılanma ve bundan kaynaklanan stenoz. Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir. Stenoz yavaş ilerleyebilir, buna karşılık plak yırtılması ani bir olaydır.
İleri aterosklerozda görülen başka bir yaygın senaryo ise kladikasyon olarak adlandırılır, bu durumda stenoz ve anevrizmanın birleşimi sonucu bacaklara yeterli kan gitmez ve bunun sonucu hasta topallar. Böbrek, bağırsak ve diğer organlardaki arterler de aterosklerozdan etkilenebilir.
Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Community Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔

[…] Çekebilir: Hassas Plak Yırtılması: Az Daralmalı Büyük Plaklarda Ani Tromboz Riski → Zdroj: Pharmacytimes […]