İçeriğe geç

KANITA DAYALI SAĞLIK REHBERİ

Yayınlarda araForum
Forum

Hastalıklar

WHO Geleneksel Tıp Stratejisi 2025–2034: Sağlık Sistemlerinde Kanıta Dayalı Dönüşümün Mimari Temelleri

Yeni Zelanda'nın başkenti Cape Town'da düzenlenen World Congress on Public Health (WCPH) kapsamında, dünya genelinde milyarlarca insanın ilk başvurduğu...

A-Sağlık Tıp & Beslenme Kurulu · 12 Eylül 2026 · 1 yorum

Yeni Zelanda’nın başkenti Cape Town’da düzenlenen World Congress on Public Health (WCPH) kapsamında, dünya genelinde milyarlarca insanın ilk başvurduğu geleneksel tıbbın sağlık sistemlerine entegrasyonu tartışıldı. Katılımcılar, yeni kabul edilen WHO Global Traditional Medicine Strategy 2025–2034’in uygulanması üzerinden bu alanın kamu sağlığına katkısını inceledi. Bu makalede, workshop’ın teknik altyapısı, araştırma önceliklendirmesi sürecinin metodolojisi ve regülasyon mimarisinin nasıl işlediği derinlemesine inceleniyor.

Teknik Arka Plan ve Temel Sebepler

Konferansın açılış konuşmasını yapan WHO Global Traditional Medicine Centre’nin birim başkanı Dr. Geetha Krishnan Gopalakrishna Pillai, kuruluşun geleneksel tıbbıyla ilgili çalışmalarının evrimini ve World Health Assembly’nin bu stratejiyi kabulünün taşıdığı anlamı ortaya koydu. Konuşmacının vurguladığı temel nokta şudur: TCIM (Traditional, Complementary and Integrative Medicine) alanındaki kanıt tabanlı altyapının güçlendirilmesi, stratejinin daha geniş hedefleri olan güvenli kullanım, etkili regülasyon, sağlık sistemlerine entegrasyon ve toplulukların güçlendirilmesini gerçekleştirmenin temel taşıdır.

Katılımcılarla paylaşılan veriler, geleneksel tıbbın dünya genelinde milyarlarca insan için zaten bir kamu sağlığı gerçeği olduğunu gösteriyor. Çoğu WHO üye devleti bu alanın kullanımını raporlarken, aynı zamanda kullanım ölçeği ile araştırma yatırımları arasındaki ciddi uçurum da dile getirildi. Uzman değerlendirmelerine göre bu uçurum, politika ve uygulamayı yönlendirecek daha güçlü kanıtların aciliyetini ortaya koymaktadır.

Konferansın teknik derinliğini oluşturan en kritik bileşenlerden biri, WHO’nun yürüttüğü küresel geleneksel tıp araştırma önceliklendirmesi egzersizidir. Bu süreç, TCIM araştırma manzarasının bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı değerlendirmelerinden birini temsil ediyor ve dünya çapındaki uzmanları ile paydaşları, yatırımın en büyük kamu sağlığı etkisini yaratacağı alanları belirlemeye davet etti.

Karşılaştırma ve Donanım Parametreleri

Aşağıdaki tablo, workshop’ta ele alınan araştırma önceliklerini, regülasyon boyutunu ve işbirliği mekanizmalarını karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. Bu parametreler, geleneksel tıbbın sağlık sistemine entegrasyonunun çok katmanlı yapısını anlamak için temel oluşturur.

Parametre / Bileşen Detay, Değer veya Etki Analizi
Araştırma Öncelik Alanları Zihinsel sağlık, inme (stroke), ağrı yönetimi, kas-iskelet hastalıkları, kanser, metabolik bozukluklar ve üreme sağlığı; bunların yanı sıra iklim dayanıklılığı, antimikrobiyal direnç ve yapay zeka yönetimi gibi kesitsel konular
Regülasyon Mimarisi Yasal ve kurumsal çerçevelerin kurulmasında Afrika deneyiminden yola çıkılarak ilerleme kaydedildi; uygulama, kalite güvencesi ve farmakovigilansın güçlendirilmesi gerekli görüldü
Kanıt Tabanlılık Seviyesi Kullanım ölçeği ile araştırma yatırmaları arasında belirgin uçurum tespit edildi; politika yapımı için güçlü kanıtların eksikliği vurgulandı
Paydaş İşbirliği Modeli Sağlık, eğitim, kültür, çevre ve araştırma sektörleri arasındaki işbirliklerin kanıt üretimi, geleneksel bilginin korunması ve toplulukların bilinçli karar vermesi için gerekli olduğu belirlendi
Strateji Dönem Aralığı 2025–2034 arası on yıllık plan; güvenli kullanım, etkili regülasyon, sistem entegrasyonu ve topluluk güçlendirme hedeflerini kapsıyor
Uygulama Zorlukları Geleneksel ve konvansiyonel sağlık çalışanları arasındaki işbirliği, kalite güvence süreçleri ve farmakovigilans altyapısının eksikliği kritik engeller olarak öne sürüldü

Çözüm Adımları ve Teknik Analiz

Tanzanya’lı eczacı, klinik farmakolog ve küresel sağlık politika uzmanı Professor Ossy Kasilo’nun sunumu, regülasyonun geleneksel tıp ürünlerinin ve uygulayıcılarının güvenliğini, kalitesini ve hesap verebilirliğini nasıl güvence altına alacağına odaklandı. Afrika’daki deneyimlerden yola çıkarak, hukuki ve kurumsal çerçevelerin kurulmasında kaydedilen ilerlemeyi betimlerken; uygulama, kalite güvencesi, farmakovigilans (ilaç gözetimi) ve geleneksel ile konvansiyonel sağlık çalışanları arasındaki işbirliğini güçlendirmenin önemini vurguladı.

Potansiyel bir çözüm yolu olarak Charité – Universitätsmedizin Berlin’deki WHO İşbirliği Merkezi’nin başkanı Dr. Hiba Boujnah, küresel stratejilerin eyleme dönüştürülmesinde işbirliklerinin kritik rolünü ele aldı. Sunumunda, sağlık, eğitim, kültür, çevre ve araştırma sektörleri arasındaki işbirliklerin nasıl çalışması gerektiğini ve kanıt üretimi, geleneksel bilginin korunması ile toplulukların bilinçli karar vermesini destekleyebileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşımın nihai hedefi, kimseyi geride bırakmayan bütüncül bir sağlık sisteminin oluşturulmasıdır.

Teknik açıdan bakıldığında, bu üç temel bileşenin — kanıt üretimi, regülasyon altyapısı ve çok sektörlü işbirliği — birbirini tamamlayan bir ekosistem oluşturduğunu görmek gerekir. Araştırma önceliklendirmesi süreci, yatırımların nereye yönlendirileceğine dair veri temelli bir harita çizerken; regülasyon mimarisi bu alanı güvenli ve hesap verebilir kılar. İşbirliği ise iki boyut arasındaki köprüyü kurar.

Konferans, geleneksel tıbbın artık kamu sağlığı için marjinal bir konu olamayacağını ve birçok toplumda hâlâ ilk başvuru noktası olduğunu pekiştirdi. Ülkeler WHO Global Traditional Medicine Strategy 2025–2034’i uygularken, kamu sağlığı profesyonellerinin geleneksel tıbbın güvenli, kanıt temelli ve nüfus sağlık ihtiyaçlarına duyarlı biçimde entegre edilmesinde giderek daha önemli bir rol üstlenecekleri görülmektedir.

Konferansın görsel materyali, WHO Global Traditional Medicine Centre’nin birim başkanı Dr. Geetha Krishnan Gopalakrishna Pillai’nin açılış konuşmasını yaparkenki anını göstermektedir .

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: WHO Global Traditional Medicine Strategy 2025–2034’in temel hedefleri nelerdir?

Cevap: Strateji, geleneksel tıbbın güvenli kullanımını, etkili regülasyonunu, sağlık sistemlerine entegrasyonunu ve toplulukların güçlendirilmesini dört ana hedef olarak belirliyor. Bu alan için kanıt tabanlı altyapının güçlendirilmesi, stratejinin tüm bu hedeflerini gerçekleştirmenin temel taşı olarak tanımlanıyor.

Soru: Araştırma önceliklendirmesi sürecinde hangi konular en yüksek önceliğe sahip?

Cevap: Zihinsel sağlık, inme, ağrı yönetimi, kas-iskelet hastalıkları, kanser, metabolik bozukluklar ve üreme sağlığı alanları öne çıkarken; iklim dayanıklılığı, antimikrobiyal direnç ve yapay zeka yönetimi gibi kesitsel konular da dikkate alındı.

Soru: Regülasyon açısından Afrika deneyiminden hangi dersler çıkarıldı?

Cevap: Hukuki ve kurumsal çerçevelerin kurulmasında ilerleme kaydedilse de, uygulama, kalite güvencesi, farmakovigilans ve geleneksel ile konvansiyonel sağlık çalışanları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Soru: Bu stratejinin başarılı uygulanmasında en kritik engel nedir?

Cevap: Kullanım ölçeği ile araştırma yatırımları arasındaki uçurum, kanıt tabanlılığının eksikliği ve çok sektörlü işbirliklerinin yetersizliği olarak tanımlanan engeller, stratejinin uygulanabilirliğini doğrudan etkileyen başlıca zorluklardır.

Önemli Teknik Kavramlar

TCIM (Traditional, Complementary and Integrative Medicine): Geleneksel tıbbın, tamamlayıcı tıbbın ve entegratif tıbbın birleşik kavramını ifade eden terim; farklı kültürel bağlamlarda kökenlenen sağlık yaklaşımlarının modern sağlık sistemleriyle bütünleştirilmesini kapsar.

Farmakovigilans: İlaçların ve tıbbi ürünlerin kullanımından kaynaklanan güvenlik sorunlarını sistematik olarak izleyen, değerlendiren ve önleyici tedbirler geliştiren disiplin; geleneksel tıp ürünlerinin kalite ve güvenliğinin denetlenmesinde kritik rol oynar.

Kanıta Dayalı Tıp (Evidence-Based Medicine): Klinik kararların alınmasında, sistematik araştırma ve klinik deneyimlerin değerlendirilmesini gerektiren yaklaşım; politika yapımı ve uygulamayı yönlendirmek için güvenilir veri temeli oluşturur.

Sistem Düzeyinde Değişim (System-Wide Change): Sağlık hizmetlerinin tek bir bileşeninde değil, tüm sistem düzeyinde yapısal olarak yeniden tasarlanmasını hedefleyen dönüşüm süreci; entegrasyon, regülasyon ve kanıt üretiminin bütüncül biçimde ele alınmasını gerektirir.

İlginizi Çekebilir: Yetişkinlikte Bellek Algısını Şekillendiren Erken Yaşam Psikolojisi: 60 Yıllık Uzun Dönemli Bir İnceleme →
Kaynak: WHO ↗

OKUYUCU TOPLULUĞU

1 değerlendirme

Deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz; tanı, tedavi veya acil durum için yorumlar yerine sağlık uzmanına başvurun.

Düşünceni paylaş

Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir. Kişisel sağlık bilgilerinizi paylaşmayın.

YAYINLARDA ARA

En az 3 karakter yazın.

KONULAR