
Yeni bir araştırmaya göre, anksiyetesi daha yüksek olan bireylerin alkolle ilişkili ödüllere karşı daha güçlü bir öğrenme eğilimi gösterdiği ortaya çıktı. Bu bağlantının beyindeki kannabinoid reseptörleriyle yakından ilişkili olduğu belirtilirken, bu reseptörlerin işlevinin bozulmasının bu öğrenme sürecini zayıflattığı gözlemlendi.
Anksiyete her zaman aynı anlama gelmeyebilir. Kısa süreli bir tepki olarak ortaya çıkabileceği gibi, farklı durumlarda kaygıya yatkınlık anlamına gelebilir. Uzun süreli anksiyetesi olan bireylerde ruh hali sorunları, motivasyon eksikliği ve ödül sisteminde problemler görülebilir; bu durum alkol kullanımıyla ilgili riskleri artırabilir.
Araştırmacılar, stres, duygular ve ödülleri düzenlemeye yardımcı olan kimyasal sinyallerden oluşan bir ağ olan endokannabinoid sistemine odaklanmıştır. Bu sistemin ana reseptörlerinden biri olan CB1 reseptörü, ventral tegmental alandan (VTA) nükleus akumbens’e uzanan beyin yolunda bulunur. Bu yol, dopamin kullanır ve beynin hangi deneyimlerin ve ipuçlarının ödüllendirici olduğunu öğrenmesine yardımcı olur.
Wuhan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden araştırmacılar, Bo Tian ve Pei Zhang’ın liderliğinde, 6 ila 8 hafta yaşlarında erkek fareler üzerinde çalışmıştır. Fareler, farklı anksiyete seviyelerini belirlemek için çeşitli davranışsal testlere tabi tutulmuştur. Yükseltilmiş bir platform testi ve açık alan testi kullanılarak, nispeten yüksek veya düşük anksiyete düzeyleri gösteren hayvanlar belirlenmiştir.
Fareler daha sonra “koşullu yer tercih” yöntemiyle test edilmiştir. Bu deneyde, hayvanlar bir ortamı alkolle ilişkilendirmeyi öğrenirler. Ortama daha fazla zaman geçirmek, alkolle ilişkili ödül öğreniminin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Araştırmacılar, daha yüksek anksiyete düzeyleri gösteren farelerin, alkolle ilişkilendirilen ortama karşı daha güçlü bir tercih geliştirdiğini bulmuştur. Hayvanlar davranışlarına göre gruplandırıldığında, daha anksiyeli grup daha fazla ödül arama davranışı göstermiştir.
Daha sonra araştırmacılar, nükleus akumbens’teki CB1 reseptör aktivitesini değiştirdiler. Reseptörü bloke etmek, farelerin alkolle ilişkili ilişkiyi öğrenme yeteneğini azalttı. Aktiviteyi artırmak ise yüksek anksiyetesi olan farelerde ödül öğrenimini geliştirdi. Ayrı bir deneyde, araştırmacılar CB1 reseptörlerini VTA’daki dopamin üreten sinir hücrelerinden genetik olarak uzaklaştırdılar. Bu fareler daha fazla anksiyete belirtisi gösterdi ve ödül öğrenimi daha zayıftı.
Sonuçlar, CB1 reseptörlerinin anksiyete ve ödül öğrenimi arasındaki etkileşimi düzenlemede rol oynayabileceğini göstermektedir. Araştırmacılar, çalışmalarının önemini vurgulamışlardır: “Alkol kullanım bozukluğu, dünya çapında önemli bir halk sağlığı sorunudur ve genellikle anksiyete bozuklukları ile birlikte görülür. Bu nedenle, bu durumların birlikte incelenmesi çok önemlidir.”
Çalışmanın bazı sınırlamaları bulunmaktadır. Örneğin, genetik manipülasyon, VTA’dan nükleus akumbens’e projeksiyon yapan çeşitli beyin bölgelerine etki eden dopamin sinir hücrelerini etkilemiştir, bu nedenle etkiler yalnızca VTA-nükleus akumbens bağlantısından kaynaklanmamış olabilir. Ayrıca, nükleus akumbens’e enjekte edilen ilaçlar diğer sinir hücrelerini de etkileyebilmiştir.
Çalışma, “Cannabinoid CB1 receptor in dopaminergic circuit from ventral tegmental area to nucleus accumbens links trait anxiety with reward learning”, Chi Cui, Gangan Luo, Jie Lei, Yulong Shi, Yibo Yao, Kun Ren, Jian Yang, Tongxia Li, Ming Li, Xiang Peng, Xueke Yang, Junsong Du, Sitong Chen, Bo Tian ve Pei Zhang tarafından yazılmıştır.