Çocukluk Çağı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Beyin Madde Beyazında Gelişimsel Değişikliklerle

ABCD çalışması verilerinin analizinde, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocukların 9 yaşındayken beyindeki beyaz madde bölgelerinde glial hücre sayısının azaldığına dair belirtiler tespit edildi. Ayrıca, 9 ila 14 yaşları arasında sinir liflerinin organizasyonunda azalma olduğuna dair işaretler de gözlemlendi. Bu çalışma, Biological Psychiatry: Cognitive Neuroscience and Neuroimaging dergisinde yayınlandı.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), dikkati, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeylerini etkileyen bir nörogelişimsel durumdur. Genellikle çocuklukta başlar, ancak birçok kişi ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde de semptomlarla karşılaşır. DEHB’li bazı kişiler öncelikle dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve organizasyon sorunlarıyla mücadele ederken, diğerleri daha çok huzursuzluk ve dürtüsel davranışlardan etkilenir. Birçok kişi bu iki örüntünün bir kombinasyonunu yaşar.

DEHB semptomları kronik olup günlük işleyişi olumsuz etkiler. Okul veya iş performansını, ilişkileri, zaman yönetimini ve rutin görevleri tamamlayabilme yeteneğini etkileyebilir. Aslında, DEHB genellikle bir çocuk okula başladığında teşhis edilir çünkü semptomlar sıklıkla sınıf ortamının beklentileriyle çelişir. Yaklaşık %3-10’luk bir oranda görüldüğü tahmin edilmektedir.

Çalışmanın yazarı L. Nate Overholtzer ve meslektaşları, beyindeki sinir lifleriyle oluşan ve farklı bölgeler arasındaki iletişimi sağlayan beyaz maddenin, üst düzey bilişsel süreçleri desteklediğini belirtiyorlar. Bu süreçlerin genellikle DEHB’li kişilerde bozulduğu da biliniyor. Bu bilgiler ışığında, DEHB ile beyaz madde yapısı arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik bir çalışma yürütmüşlerdir. Ayrıca, bu ilişkinin amfetamin bazlı, metilfenidat bazlı ve non-stimulan ilaçların etkileriyle nasıl değiştiğini de araştırmışlardır.

Araştırmacılar, “Adolescent Brain and Cognitive Development Study” (ABCD Çalışması) olarak bilinen büyük ölçekli bir ABD araştırma projesinin verilerini analiz ettiler. ABCD çalışması, binlerce çocuğun yetişkinlik dönemine kadar takip edildiği ve beyin gelişiminin sağlık, davranış ve yaşam deneyimleri ile ilişkisini anlamayı amaçlayan uzun vadeli bir araştırmadır.

Analizler, çalışmanın başlangıcında (2016-2018), 2 yıl sonra (2018-2020) ve 4 yıl sonra (2020-2022) toplanan verilere dayanmaktadır. Çalışmanın başında verisi olan toplam katılımcı sayısı 9.426’dır. İkinci yılda bu sayı 6.745’e düşerken, dördüncü yılda 2.483’e gerilemiştir. Çalışmanın başlangıcında 1.150 katılımcı (%12,2) DEHB tanısı almıştır ve bunların 658’i DEHB ilacı kullanmaktadır. İkinci yılda bu sayı 763’e (%11,3) düşerken, dördüncü yılda 294’e (%11,8) gerilemiştir.

Araştırmacılar, katılımcıların beyinlerinin gelişmiş manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taramalarını kullanmıştır. DEHB dışı psikiyatrik ilaç kullanan katılımcılar analizden çıkarılmıştır. Çalışma yazarları, KSADS ve Medication Inventory Survey’deki ebeveyn yanıtlarına göre katılımcıların DEHB tanısı alıp almadığını belirlemişlerdir. Son değerlendirme, katılımcıların hangi tür DEHB ilacını kullandığını de tespit etmiştir.

Sonuçlar, DEHB tanısı almış çocuklarda 9 yaşındayken beyaz madde bölgelerinde sınırlı normalleştirilmiş izotropik difüzyonun azaldığına dair belirtiler olduğunu göstermiştir. Bu durum, glial hücre sayısının azaldığını gösterir. Ayrıca, analizler DEHB ile 9 ila 14 yaşları arasında sınırlı normalleştirilmiş yönlü difüzyonda azalma olduğunu ve bu durumun sinir liflerinin organizasyonunda bozulmaya işaret ettiğini göstermiştir. Ek olarak, yapılan keşfedici bir analiz, erken ergenlik döneminde DEHB’li ve DEHB’siz çocuklar arasındaki izotropik difüzyon farklarının azalmasının, katılımcılar genelindeki DEHB semptomlarında yaşa bağlı bir düşüşle paralel olduğunu ortaya koymuştur.

Sınırlı normalleştirilmiş izotropik difüzyon (RNI) ve sınırlı normalleştirilmiş yönlü difüzyon (RND), beyin dokusundaki su hareketini tanımlayan gelişmiş MRG ölçümleridir.

RNI, tüm yönlerde benzer olan bir kısıtlamayı yansıtır ve glial hücrelerin varlığı ve morfolojisi gibi destek hücrelerinin (örneğin, astrositler, mikroglia ve miyelin üreten hücreler) göstergesi olarak kullanılır.

RND, belirli bir yöndeki kısıtlama hakkında bilgi verir ve beyin beyaz maddesinde sinir liflerinin (aksonların) organizasyonu, paketlenmesi ve hizalanması hakkında bilgi sağlar.

“Genel olarak, DEHB, beyaz madde bölgelerinde izotropik difüzyonda azalma ile ilişkilidir ve bu durum, geç çocukluk döneminde atipik glial hücre yapısına işaret etmektedir. Seçilmiş bölgelerde yönlü difüzyonun azalması, erken ergenlik boyunca devam eden atipik akson organizasyonuna işaret edebilir,” diye belirtilmiştir.

Bu çalışma, DEHB’nin nöral temelleri hakkındaki bilimsel bilgiyi artırmaktadır. Ancak, çalışmanın sınırlamaları bulunmaktadır. Daha küçük örneklem büyüklükleri, özellikle dördüncü yıl verilerinin toplanmasının devam ettiği ve DEHB tanısı almış çocukların daha yüksek oranda dışlanmasına neden olduğu için sonuçların genellenebilirliği sınırlı olabilir.

Çalışma, “Developmental Differences in White Matter Microarchitecture in Youth with ADHD: Longitudinal Findings from the ABCD Study” başlığıyla L. Nate Overholtzer, Katherine L. Bottenhorn, Hedyeh Ahmadi, Sarah L. Karalunas, Bradley S. Peterson ve Megan M. Herting tarafından yazılmıştır.

Google Tercih Edilen Kaynak
Google’da bizi favori kaynaklarınıza ekleyin
Son dakika gelişmelerini ve yeni haberleri Google Keşfet’te anında görün

Google’da Takip Et