
Gerçek dünya verileri gösteriyor ki, 55 yaş üstü yetişkinlerde tirzepatide kullanımının maliyetini 12 ayda telafi ediyor; hastaneye yatış ve acil servis ziyaretleri daha az. Yeni gerçek dünya verileri, kilo yönetimi için tirzepatide (Zepbound; Eli Lilly and Company) kullanan yaşlı yetişkinlerin zamanla sağlık giderlerinde tasarruf sağladığını ve 12 ila 18 ay içinde Medicare’ın ilaç için ödediği miktarı aşabileceğini gösteriyor. Bu bulgular, hastalarla maliyet ve tedaviye devam etme konularında konuşan eczacılar için önemli bir ekonomik argüman sunuyor ve aktif bir kapsama tartışmasının ortasında yer alıyor.1,2
Diabetes, Obesity and Metabolism dergisinde yayınlanan eşleştirilmiş kohort analizi, 55 yaş üstü, aşırı kilolu veya obez ve tip 2 diyabeti olmayan 15.843 yetişkini, tirzepatide kullananlarla karşılaştırılan eşit sayıda propensiteye göre eşleştirilmiş, tedavi görmeyen kontrol grubunu içeriyordu. Tüm nedenlere bağlı sağlık giderleri, fark-içinde analiz yöntemi kullanılarak ve tirzepatide maliyetinin kendisi hariç tutularak, birincil ters olasılık ağırlıklı (IPCW) analize göre 6 ila 12 aylık dönemde kişi başına 145 dolar daha düşükti (yüzde 12,3 azalma; P = 0,022) ve 12 ila 18 aylık dönemde 319 dolar daha düşüktü (yüzde 25,4 azalma; P = 0,023), bu da kontrol grubuna göre önemli bir fark oluşturdu. Destekleyici bir eşleştirilmiş analiz ise, aynı dönemlerde kişi başına sırasıyla 181 dolar (P = 0,021) ve 607 dolar (P = 0,023) daha düşük maliyetleri gösterdi. Dikkat çekici bir şekilde, bu fark, tirzepatide grubunda maliyetlerin düşmesiyle değil, tedavi almayan grupta maliyetlerin artmasıyla açıklanabilir; tedavi almayan grubun aylık maliyetleri başlangıçta 1031 dolar iken, 12 ila 18 aylık dönemde 1244 dolara yükseldi. Buna karşılık, tirzepatide kullanan grupta maliyetler büyük ölçüde sabit kaldı.
Bu maliyet ayrımının temel nedeni, acil bakım hizmetlerinin kullanımındaki farklılıklardı. Birincil analizde, tirzepatide kullanan yetişkinlerde, tüm takip dönemlerinde hastaneye yatış ve acil servis ziyaretleri oranları daha düşüktü; 3 ila 6 aylık dönemde 0,86 (95% CI, 0,74-0,99; P = 0,033), 6 ila 12 aylık dönemde 0,76 (95% CI, 0,64-0,89; P = 0,001) ve 12 ila 18 aylık dönemde 0,69 (95% CI, 0,50-0,94; P = 0,021) oranlarında önemli bir azalma görüldü. Rutin dışı poliklinik ve doktor ziyaretleri ise tirzepatide kullanan grupta sayısal olarak daha yüksek olup, araştırmacılar bunun tedavi gören hastaların genel bakım hizmetlerine daha fazla dahil olduğunu gösterdiğini yorumladılar.1,2
Eli Lilly’den bir sözcü, obezitenin sadece kilo sorunundan çok daha geniş kapsamlı bir durum olduğunu vurguladı: “ABD’de 65 yaş ve üzeri yetişkinlerin ikisi obeziteden etkileniyor” dedi ve bu durumun kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet ve osteoartrit gibi sağlık giderlerine önemli katkıda bulunan riskleri artırdığını belirtti.1
Bu bulgular, aynı zamanda Centers for Medicare & Medicaid Services tarafından yürütülen Medicare GLP-1 Bridge programının da dikkatini çekiyor. Bu program, 1 Temmuz 2026’dan itibaren başlayarak, semaglutide (Wegovy; Novo Nordisk), tirzepatide ve orforglipron (Foundayo; Eli Lilly and Company) ilaçlarına erişimi, Part D kapsamındaki hastalara aylık 50 dolarlık bir katkı payıyla sağlıyor. Bu program kapsamında, tirzepatide’nin Medicare için net maliyeti aylık 195 dolar olarak belirlenmiştir. Araştırmacılar, tedavi gören hastalar için gelecekteki tasarrufların bu maliyeti karşılayabileceğini ve hatta aşabileceğini gösteren bir argüman sunuyorlar.1,3
Bu yorumun bazı önemli sınırlamaları bulunmaktadır. Analizde tirzepatide’nin maliyetinin hariç tutulması, bildirilen rakamların ilacın net fiyatı yerine potansiyel tasarrufları yansıttığını gösteriyor. Eli Lilly sözcüsü, bu hariç tutmanın bilinçli bir karar olduğunu ve sonuçların, farklı paydaşların net maliyeti dikkate alarak yorumlanması gerektiğini belirtti. Ayrıca, bulgular sadece tedaviye devam eden hastalarda geçerlidir; tedaviyi bırakmış olanlar analiz dışı bırakılmıştır. Bu durum, en uzun süreli tahminlerin doğruluğunu sınırlamaktadır.1
Ekonomik fayda, hastaların tedaviye devam etmesine bağlıdır; bu durum ise eczacılar tarafından iyi bilinen kapsama sorunlarıyla karşılaşılmaktadır. Son zamanlarda düzenlenen Pharmacy Times Clinical Forum’larda, panelistler sigorta kapsamının en büyük engel olduğunu ve zorunlu titrasyon, ön onay gereksinimleri ve hatta Bridge programı kapsamında bile talep edilen tedavi süreçlerinin hastalar için ek yük oluşturduğunu belirtmişlerdir.3,4
İlaç güncellemeleri, tedavi kılavuzları ve eczacılık uygulamaları hakkında bilgi almak için Pharmacy Times’a abone olun.