Washington Eyaleti Üniversitesi’nden bir psikoloji ekibi, ergenlik döneminde narsisistik eğilimlerin sosyal statüye etkisini inceleyen yeni bir çalışmayla dikkat çekti. 15 ila 18 yaş arası 252 gence uygulanan araştırmaya göre, kendine aşırı önem atfeden ve övünçlü davranışlar sergileyen gençlerin başlangıçta popülarite kazanabildiği ancak bu baskın duruma rağmen arkadaşlarıyla gerçekten sevilmediği tespit edildi. Çalışma, narsisizmin yalnızca kısa vadeli bir sosyal yükseliş sağladığını, zamanla ise popülaritede düşüşle sonuçlandığını ortaya koydu.

Araştırma, riskli gençlere yönelik 22 haftalık bir yurt programında yürütüldü. Katılımcılar aynı anda programa girdikleri için birbirleriyle ilk başta tanışık değillerdi ve disiplinli bir günlük rutin içinde yaşamlarını sürdüreceklerdi. Bu ortam, araştırmacıların sosyal hiyerarşilerin nasıl oluştuğunu ve zamanla nasıl değiştiğini gözlemlemek için kontrollü bir zemin sundu.

Kendini Önemli Gören Gençlerle Arkadaşlık Arasındaki Boşluk

Psikologlar narsisizmi iki temel boyuta ayırıyor: büyükben (grandiose) ve yatkın (vulnerable) narsisizm. Büyükben narsisizm, kendine aşırı önem atfetme, hak ediş duygusu ve övgü arayışıyla kendini iddia ya da saldırganlık yoluyla tanımlanırken; yatkın narsisizm ise sosyal geri bildirimlere güçlü biçimde bağımlı olan daha kırılgan bir benlik algısıyla ilişkili. Kuramsal modeller, büyükben narsisizmin dışa dönük, statü arayışlı davranışlarla—uzaklaşma ve sosyal zarafetle—bağlantılı olduğunu; yatkın narsisizmin ise daha gizli biçimde kabul görme çabalarıyla, bazen yalnızlaşma ya da aralarındaki soğuklukla kendini gösterdiğini öne sürüyor.

Ergen sosyal çevrelerinde genellikle “beğenilmek” ile “popüler olmak” birbirinden ayrı kavramlar. Bir genç, görünürlüğü ya da baskın duruşu nedeniyle popüler olarak tanınabilir, hatta sınıf arkadaşlarının çoğu tarafından kişisel düzeyde sevilmezken.

Ekip, büyükben ve yatkın narsisizmin bu iki farklı sosyal statü biçimine nasıl etki ettiğini araştırmak üzere 252 gence katıldı. Katılımcılar, yurt programının yaklaşık yedi haftası içinde ilk izlenimler oluşmasını sağlayacak şekilde değerlendirme yapıldı; ikinci değerlendirme ise programın sonuna yakın, birinci ölçümden 15 hafta sonra gerçekleştirildi.

Bu çalışma, narsisizmin popülarite ve beğenilirlik arasındaki ilişkiyi, gençlerin birbirleriyle daha derinlemesine etkileşime geçtiği bir ortamda incelemeyi amaçladı. Kendine yüksek önem atfeden gençlerin başlangıçta yüksek sosyal statüye sahip oldukları görüldü; ancak bu ilişki programın sonuna yaklaşırken ortadan kayboldu.

Kristofor Barry, Washington Eyaleti Üniversitesi Psikoloji Araştırmacısı

Araştırmacılar, katılımcılardan kendi büyükben ve yatkın narsisizm düzeylerini ölçecek psikolojik anketleri doldurmalarını istedi. Katılımcılar ayrıca bir “arkadaş seçimi” aktivitesinde yer aldı: Her ergen, yaşadığı grup içinde popüler, sevilir, sevilmeyen, kendinden emin, övünçlü ya da baskın olarak tanımlanabilecek en fazla üç arkadaşını belirledi. Bu veriler, değişen grup büyüklüklerini ve iç dinamikleri dengelemek amacıyla ilgili gruplar içinde standartlaştırıldı.

Başkaldıran Söylem Popülariteyi Zamanla Erode Ediyor

Ekip, kendilerini yüksek düzeyde öne alan büyükben narsisizminin ilk ölçümde arkadaş seçimi yoluyla popülariteyle ilişkili olduğunu buldu. Kendini çok önemli gören gençler, başlangıçta arkadaşları tarafından yüksek sosyal statüye sahip olarak tanındılar. Ancak bu ilişki, programın sonuna yakın ikinci ölçümde kayboldu.

Büyükben narsisizm geçici bir popülarite artışı sağlasa da gençlerin gerçekten dost edinmesine yardımcı olmadı. Kendilerini yüksek düzeyde öne alan büyükben narsisizminin, çalışmanın hem başlangıcında hem de sonunda arkadaşlar tarafından sevilmeyle ilişkili olmadığı belirlendi. Yatkın narsisizm ise sosyal statüye neredeyse hiç bağlanmadı; yalnızca ilk haftalarda sevilmemeye yönelik zayıf bir ilişki gözlemlendi.

“Arkadaş seçimi” verileri, belirli davranışların sosyal konum üzerindeki etkisi hakkında ek bağlam sağladı. Arkadaşları kendinden emin ya da baskın olarak değerlendiren gençler, programın erken ve geç aşamalarında genellikle popüler olarak görülürdü. Baskınlığı sergilemenin bazen sevilmeyle de ilişkili olması, bazı grup normlarının iddialı davranışı ödüllendirdiğini işaret ediyor.

Başkaldırma ise farklı bir sosyal seyir izledi. Programın başında arkadaşları tarafından sık sık övünçlü olarak seçilen gençler, o dönemde genellikle popüler olarak görülürdü. Ancak ek analiz, erken dönemin övünmesinin, yurt döngüsünün sonuna kadar arkadaşların bildirdiği popülaritede belirgin bir düşüşle sonuçlandığını ortaya koydu.

Araştırma, disiplinli rutinler ve belirli davranış beklentileri içeren riskli gençlere yönelik yarı askeri bir yurt programında gerçekleşti. Bu yüksek düzeyde yapılandırılmış ortam, baskınlığı ya da kendinden eminliği geleneksel lise ortamlarından farklı biçimde ödüllendiren sosyal normlar yaratabilir. Dolayısıyla burada gözlemlenen sosyal dinamikler, daha geniş bir toplum nüfusununkiyle tam olarak örtüşmeyebilir.

Gelecek araştırmalar, manipülasyon ya da dikkat çekme gibi daha geniş bir gözlemlenebilir narsisistik davranış yelpazesini inceleyerek bunların uzun vadeli arkadaşlıklara etkisini anlamaya çalışmalı. Araştırmacılar, öğrencilerin yalnızca seçilmiş birkaçını değil tüm sınıf arkadaşlarını değerlendirebilecekleri daha büyük ve sınırsız “arkadaş seçimi” yöntemlerini de kullanmanın faydasına dikkat çekiyor. Bu tür araştırmaları genişletmek, eğitimcilere gençlerin arkadaşlarını uzaklaştırmadan kendinden emin bir biçimde davranmalarında rehberlik etmesine yardımcı olabilir.

Çalışma, “How Does Narcissism Relate to Popularity and Likeability in an Adolescent Residential Setting?” başlığıyla Kristofor Barry, Alex C. Yoshizumi, Hyunah Kim ve Paige Yedinak tarafından yazıldı ve Journal of Social and Personal Relationships dergisinde yayımlandı.

İlginizi Çekebilir: WHO’nun Sağlık Dayanıklılığı Elçiliği: Vanessa Kerry Atamasının Teknik ve Stratejik Analizi →
Kaynak: PsyPost ↗