Saç dökülmesiyle mücadelede beslenme alışkanlıklarının etkisi giderek daha fazla araştırma konusu haline geliyor. Androjenik saç dökülmesi, dermatologların karşılaştığı en yaygın kronik sorunlardan biri olarak kabul edilirken, son yıllarda yapılan klinik çalışmalar acı biberin ana maddesi kapsaisin, soya ürünlerindeki izoflavonlar ve kabak çekirdeği yağının saç büyümesini destekleyebileceğine dair somut bulgular ortaya koydu. Bu gelişmeler, beslenmenin saç dökülmesi tedavisinde oynayabileceği rol üzerine yeni bir tartışma alanı açıyor.
Kaynaklara göre androjenik saç dökülmesi erkeklerde “erkek tipi saç dökülüsü” olarak, kadınlarda ise “kadın tipi saç dökülüsü” olarak adlandırılıyor ve çoğunlukla baş derisinin ortasında ilerleyici bir şekilde görülen bir durum. Bu bağlamda beslenme faktörünün tedavi sürecindeki yeri merak konusu haline gelmiş durumda.
Gut Flora’sının Sürdürülmesinin Önemi
Bağırsak içi bakterilerin sağlığının saç dökülüsü üzerindeki etkisine dair ipuçları, dışkı nakli denemelerinden elde ediliyor. Bu yaklaşım kapsamında, bağışçıdan alınan taze dışkılardan hazırlanan bir çözeltinin başka bir kişinin bağırsağına verilmesi sonrası saç dökülüsünde iyileşme kaydedildi. Deneylerdeki gelişmeler yalnızca hafif düzeyde değil; tamamen kılcal hale gelmiş bir birey, dışkı naklinin birkaç ay sonrasında saçlarının yeniden uzamaya başladığını gösterdi.
Bu hikâyenin mesajı kahverengi smoothie içmek değil, iyi bağırsak bakterilerinizin mutlu kalmasını sağlamaktır.
Kaynak: Beslenme araştırmaları
Nüfus düzeyinde yapılan çalışmalar, erkek tipi saç dökülüsünün kötü uyku alışkanlıkları ve et ile hızlı gıda tüketimiyle ilişkilendirildiğini ortaya koydu. Buna karşın çiğ sebze ve taze baharat tüketiminin yanı sıra soya sütünü sık sık tüketenlerde koruyucu bir bağlam tespit edildi. Haftalık temelli soya içeceği tüketiminin, orta ila şiddetli saç dökülüsü riskini %62 oranında düşürdüğü belirlendi.

Kapsaisin ve İzoflavon İçeren Gıdalar
Bu noktada tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarının, saç dökülüsünü “güvenli” biçimde ve konvansiyonel tıbba göre daha az yan etkiyle “tedavi edebileceğini” iddia ettiği gerçeği karşısında dikkatli bir yaklaşım gerekli. Pek çok çalışma, kanıtın tıraşlanmış sıçanlardan elde edilmesi nedeniyle yetersiz kalıyor; gerçek insanlarda yapılan araştırmalarda ise bazen yer tutucu kontrol bulunmadığı için gıdanın sonuçlara katkısı değerlendirilemiyor.
Bu nedenle acı biber ve soya içeriklerine yönelik rastgele, çift-kör, yer tutucu kontrollü bir çalışma, saç büyümesini belirgin biçimde artırdığını gösterdi. Katılımcılar günde 6 miligram kapsaisin ve 75 miligram izoflavon aldı. Bu dozajın gerçek gıda karşılığı oldukça ulaşılabilir: 6 miligram kapsaisin, taze bir jalapeno biberinin sadece çeyreğinde bulunabiliyor.
75 miligram izoflavona ulaşmak için ise üç çeyrek kupa tempeh yemek ya da doğrudan soya baklagilleri tüketmek yeterli. Ancak yüksek yağ ve protein içeren, yüksek sıcaklıkta hazırlanan gıdalarda ileri glikasyon son ürünlerinin oluşumu göz önünde bulundurularak, ısıtılmış veya kavurulmuş kuruyemiş, çekirdek ve soya ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesinden kaçınılması öneriliyor.
Kabak Çekirdeği Yağının Kanıtı
Rastgele, çift-kör, yer tutucu kontrollü bir denemede kabak çekirdeği yağının da incelenmesi, fikrin kökenine dayanıyor. 2009 yılında Güney Kore’den yapılan bir araştırma, iyi huylu prostat büyümesi olan erkeklerde günde yalnızca 320 miligram kabak çekirdeği yağı alımının idrar akış hızlarını iyileştirdiğini ortaya koydu.
Bu miktar, yaklaşık çay kaşığından bir onda, yani günde birkaç damla yağ düzeyinde. Kontrol grubunda idrar akışı zamanla düşmeye devam ederken, günde yalnızca iki adet tek kabak çekirdeğine eşdeğer yağ alanlarda belirgin bir iyileşme kaydedildi.
Bu durum anti-androjenik bir etki gibi görünüyor ve dolayısıyla saç dökülüsüne de fayda sağlayabilir. Kabak çekirdeği, karpuz çekirdeği ve kabak çekirdeği aslında besin açısından zengin bir yelpaze sunuyor; ancak gerçekten işe yarayıp yaramadığını ancak test edilince öğrenmek mümkün. Bu kapsamda 76 erkek katılımcıya, birkaç ay boyunca kapsül içine gizlenen günde 400 miligram kabak çekirdeği yağı veya yer tutucu kapsüller verildi.

Araştırmacılar grubun atamasına dair bilgisi olmayan gözlemciler, yer tutucu gruptaki bireylerin zamanla hafifçe kötüleştiğini, kabak çekirdeği yağlı grupta ise belirgin biçimde iyileşme olduğunu değerlendirdi.
Kaynak: Klinik çalışma sonuçları
24 haftalık tedavi sürecinin ardından katılımcıların kendi değerlendirmelerinde ve memnuniyet skorlarında kabak çekirdeği yağlı grupta artış gözlenirken, saç sayılarında yer tutucu gruba göre %10’a karşılık %40 oranında bir artış tespit edildi. Yağ grubunda %95’i değişmemiş ya da iyileşmiş olarak değerlendirilirken, yer tutucu kontrol grubunda bu oran daha çok değişmemiş ya da kötüleşmiş biçiminde sınıflandırıldı.
Bu kadar belirgin bir etki göz önüne alındığında cinsel yan etkiler konusunda endişe duyulabilir mi sorusuna, araştırmacıların çalışma öncesi ve sonrası erektil disfonksiyon indeksini ölçmesiyle yanıt verildi. Sonuç olarak olumsuz etkilerden herhangi bir kanıt bulunamadı.
Bu içerik, saç dökülüsü ve büyümesi üzerine üç bölümlük bir serinin sonuncusu niteliğinde olup, önceki çalışmalar ilaçların fayda ve riskleri konusunu ele almıştı. Bir avuç kabak çekirdeği, kuruyemiş ve çekirdekler için önerilen günlük miktarı karşılayacak düzeyde bulunuyor.
KLİNİK OKUR YORUMLARI (1)