Yağlı ve sağlığa zararlı beslenmenin damarlara verdiği zararı hafifletmek amacıyla, tüketime eşlik edecek koruyucu gıdaların araştırıldığı çalışmalar sonucunda bazı meyve ve kuruyemişlerin arter fonksiyonunu olumlu yönde etkilediği ortaya kondu. Araştırmacılar, diyetini bitkisel besinlere dayandıran kişilerin damarlarının genişleyerek daha fazla kan akışına izin verme kapasitesinin, et tüketen bireylere kıyasla dört kat daha iyi olduğunu belirledi; ve bu üstünlüğün ne kadar uzun süre sürdürüleceğiyle doğru orantılı olduğu sonucuna vardı.

Çalışmaya yalnızca sağlıklı, sigara içmeyen kişiler dahil edildi ve katılımcılar birbirleriyle aynı kiloya, kan basıncına ve kolesterol düzeyine sahip olacak şekilde seçildi. Buna rağmen bitkisel beslenen grup damar sağlığı açısından et yiyenlere açık ara önde kaldı; bir kişi ne kadar uzun süre et tüketmeden beslenirse, arter fonksiyonu o kadar iyi korunuyordu.

Damar Fonksiyonunda Besinin Doğası Karşılaştırıldı

Araştırmacılar, yalnızca etin zararlı etkisinin yokluğunu mu yoksa bitkisel beslenmenin kendisinin de fayda sağladığını mı anlamak istedi. Bu bağlamda iki tip düşük kaliteli öğünü karşılaştırdılar: bir yanda yumurta ve sosisli sandviç ile patates kızartması, diğer yanda ise şekerli bir kahvaltılık gevrek. Yağlı fast-food öğünü saatler içinde arter fonksiyonunu bozarken, şekerli gevreğin etkisi böyle olmadı.

Kaynak olarak yalnızca hayvansız yağın sorumlu tutulduğu öne sürüldü; çünkü yüksek yağlı tam bitkisel gıdalar, kuruyemişler gibi aynı etkiyi göstermiyor. Bu noktada yapılan kapsamlı bir sistematik inceleme, kuruyemiş tüketiminin arter fonksiyonunda zamanla anlamlı iyileşmelere yol açtığını ortaya koydu.

Kuruyemişlerin damarların işlevini bozan salam sandviçinin etkilerini dengelemeye yetip yetmeyeceği sorusuna verilen cevap cevizde evet, bademde ise hayır olarak özetlenebilir.

Araştırma ekibi

Bazı meyveler birincilerden daha iyi olduğu gibi—örneğin yaban mersini banandan üstün—bazı kuruyemişler de birbirinden ayrılıyor. Ceviz, kuruyemişlerin yaban mersinisi olarak nitelendirilirken, meyveler arasında da en iyisi doğrudan yaban mersininin kendisi olarak görüldü.

Meyve ve Meyve Suyunda Değerlendirmeler

Rastgele kontrollü bir çapraz çalışma, pişmiş yaban mersini, çiğ yaban mersini ya da hiç yaban mersinisi içermeyen beslenmenin etkisini test etti. Katılımcılara un, yumurta, tereyağı ve tuzla yapılmış, çoğunlukla şeker ve yumurtadan oluşan ekmekler verildiğinde sonraki altı saat içinde arter fonksiyonunda yavaş bir düşüş gözlemlendi. Ancak aynı ekmeğe yarım fincan kadar yaban mersini eklendiğinde damar fonksiyonunda belirgin bir artış sağlandı.

Arter Sağlığını Koruyabilecek Besinler Araştırmada Tespit Edildi; Kuruluğunun Zararını Azaltmada Etk

Bir başka deneyde, iki peynirli blintz, köpük kreması, şekerli sirke, yumurta ve bacon gibi ağır besinlerden sonra arter fonksiyonunu kurtarmaya yarayan yaban mersininin miktarı yaklaşık bir fincan çilek kadar bulundu; ancak açai içeren dondurulmuş smoothie paketleri ile yarım küçük banan karışımı, kontrol smoothiesine kıyasla damar fonksiyonunda belirgin bir iyileşme sağladı.

Karpuz çekirdekli bir grup araştırmacı ise yaban mersinini çift kör, rastgele kontrollü bir çalışma ile inceledi. Katılımcılar, dondurulmuş kırmızı yaban mersininden yapılan smoothie ya da rengi ve tadı eşitlenmiş sahte bir içecek içti; ölçümler 2 saatte ve 24 saat sonra alındı. Sahte içeceğe göre her iki yaban mersini içeceği de arter fonksiyonunu olumlu etkiledi.

Dikkat edilmesi gereken nokta, üç çeyrek fincanlık dozun bir buçuk fincanlık doza benzer kadar etkili olmasıydı; bu durum yaban mersininde de görüldü: faydalar yaklaşık bir fincanda plateau seviyesine ulaşır.

Kan Tanelerinin Faydası ve Sınırları

Araştırmacılar, günlük tüketime ulaşılabilir miktarlarda kırmızı yaban mersininin arter fonksiyonunu en fazla 24 saat boyunca keskin biçimde iyileştirdiğini belirtti. Popülasyon düzeyinde her yüzde birlik artışın kalp krizi veya inme gibi kardiyovasküler olay riskini yüzde on iki azalttığına işaret edildi.

Bu bağlamda beş farklı oranında kan taneli suyunun da denendiği çalışmalar, yerinde renk ve tat olarak ayırt edilemeyen bir placebo kontrolüyle yürütüldü. Kan taneli suyunun yüzde yirmi beşi arter fonksiyonunda iki saatte hafif bir artış sağlarken, yüzde ellilik oran sekiz saatin ardından hâlâ etkili olmaya devam etti; diğer üç oran da tüketimden birkaç saat içinde damar fonksiyonunu iyileştirdi.

Bu çalışmalarla birlikte kan taneli suyunun yalnızca meyve olarak değil, yüksek yağlı bir öğünle eşlik ettiği durumlarda bile değerlendirilmesi denendi. Araştırmacılar üzüm, yaban mersini, çilek, lingonberry ve kara aronia meyvelerinden oluşan bir karışık içecek hazırladı; fakat yüksek yağlı öğünden sonra anlamlı bir değişim saptayamadılar.

Arter Sağlığını Koruyabilecek Besinler Araştırmada Tespit Edildi; Kuruluğunun Zararını Azaltmada Etk

Daha az egzotik bir seçenek olarak portakal suyu da denendiğinde, katılımcılara ham ve peynirli kruvasanlar ile su, portakal suyu, yeşil çay veya kırmızı şarap sunuldu. Portakal suyunun bu öğüne eşlik etmesi kan yağlarının daha uzun süre yüksek seyretmesine yol açabileceği öne sürüldü; çünkü vücut, meyvenin hücre duvarlarında hapsolmuş şekeri değil, hızlıca emilen serbest şekerleri enerji için öncelikli olarak kullanıyor.

Bu nedenle portakal suyunun yağlı bir öğünle birlikte tüketilmesinin durumu kötüleştirebileceği sonucuna varıldı; ve aslında ham ve peynirli kruvasanlardan kaçınmak en mantıklı yaklaşım olarak değerlendirildi.

Kuruluğun Açıklaması

Bu bulgular, belirli gıdaların damar sağlığı üzerindeki etkilerinin yalnızca tek başına tüketimle değil, aynı zamanda eşlik ettiği öğünün yapısıyla da ilişkili olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının uzun vadede arter fonksiyonunda üstünlük sağladığını ve bu faydanın bitkisel besinlerin kendisine ait doğrudan bir etkiden kaynaklandığını vurguladı.

Kaynakça olarak belirtilen çalışmalar, diyetin niteliğine göre değişen sonuçlar sunarak, tek başına bir gıdaya değil, genel beslenme örüntüsüne odaklanmanın önemine işaret ediyor. Bu bağlamda uzmanlar, bulguların bilimsel araştırmalara dayanmasına rağmen, bireylerin kendi sağlık durumlarına uygun beslenmesi için hekimlerine danışmasını öneriyor.

Bu tür çalışmalar, damar sağlığının yalnızca tek bir gıda seçimiyle değil, uzun süreli beslenme alışkanlıklarıyla şekillendiğini hatırlatırken, araştırmacıların daha kapsamlı klinik deneylerle konuyu derinleştirmeye devam ettiğine işaret ediliyor.

İlginizi Çekebilir: FDA Hızlandırılmış İlaç Deneme Pilot Programının Son Tasarımını Açıkladı ve Başvuruları Kabul Etmeye Başladı →
Kaynak: Nutritionfacts ↗