Boston Üniversitesi Aram V. Chobanian ve Edward Avedisian Tıp Fakültesi’nden araştırmacılar, yaşlanan derinin üzerine doğrudan sürülen ABT-263 adlı ilacın, derideki yaşlanmaya bağlı hasarlı hücre sayısını azalttığını ve ardından gelen yara iyileşmesini belirgin biçimde hızlandırdığını bildirdi. Çalışma, yaşlanan farelerin derisine ABT-263’in yerel olarak uygulandığında, yaşlanma ile ilişkili hasarlı hücrelerin temizlendiği ve yaraların daha hızlı kapantığı yönünde sonuçlar ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulguların insanlarda da benzer iyileşme hızlandırıcı etkileri sağlayabileceğini göstermek için ek çalışmaların gerekli olduğunu vurguladı.
Araştırmacılar, ilacın yaşlanan derinin üzerine beş gün boyunca uygulandığını ve tedavi sonrası deride yaşlanmaya bağlı hücre yaşlanması belirtilerinin azaldığını açıkladı. Daha sonra farelerin derisine küçük yaralar oluşturuldu ve bu yaraların ne kadar sürede iyileştiği izlendi. Sonuçlar, ilaca maruz kalan farelerde iyileşmenin belirgin biçimde arttığını gösterdi: 24. günde ABT-263 ile tedavi edilen farelerin %80’inin yaraları tamamen kapanırken, tedavi almamış yaşlanan farelerin yalnızca %56’sı aynı noktada tam iyileşme gösterdi.
Yaşlanan Hücreler İyileşmeyi Engelleyebilir
Yaraların yaşlandıkça daha yavaş iyileşmesinin ardındaki nedenlerden biri, zamanla biriken ve senesans adı verilen hasarlı hücrelerle ilgilidir. Senesans, bir hücrenin hasar gördüğü ya da stres altında kaldığı için kalıcı biçimde bölünmeyi durdurduğunu ancak hayatta kaldığını ifade eden bir durumdur. Bu hücreler vücuttan atılmaz; bunun yerine dokularda kalabilir ve etraflarındaki hücrelere etki eden maddeler salgılar. Yaşlanma ile birlikte birikme gösteren bu hücreler, kronik iltihaplanmaya katkıda bulunabilir ve normal dokuların onarım sürecini bozabilir.
ABT-263, senolitik olarak adlandırılan deneysel ilaçlar sınıfına aittir. Bu tür tedaviler, sağlıklı hücreleri büyük ölçüde dokunulmaz bırakırken yalnızca senesans hücrelerini seçici biçimde yok etmeyi hedefler. Araştırmacılar, bir senolitikin doğrudan yaşlanan derinin üzerine sürülmesinin, bu işlevsiz hücreleri temizleyip derinin yaralanmadan sonra kendini onarma kapasitesini artırıp artıramayacağını araştırmak istedi.
İyileşme İçin Kısa Süreli İltihap Faydalı Olabilir
Araştırmacıların dikkat çeken bulgularından biri iltihaplanmayla ilgilidir. ABT-263 tedavisinin derideki iltihaplanma aktivitesini geçici biçimde artırdığı görüldü. Uzun süreli iltihaplanma iyileşmeyi bozsa da, kontrollü bir iltihap yanıtı yara onarımının normal ve önemli ilk aşamasıdır da. Bu durumda kısa süreli artış, derinin onarma mekanizmasını aktive etmiş gibi göründü ve yara oluştuğunda daha hızlı yanıt verebilmesini sağladı. ABT-263 ayrıca hasarlı dokuyu yeniden inşa etmede rol alan genlerin aktivitesini artırdı; bunlar arasında kolajen üretimiyle ve yeni kan damarları oluşumuyla ilişkili genler yer aldı. Kolajen, deriye ve diğer dokulara güç ve destek sağlayan yapısal bir proteindir. Yeni kan damarları oluşumu da eşit derecede önemlidir, çünkü yeniden kuran iyileşen doku kendine sürekli oksijen ve besin tedariki ihtiyaç duyar.
Bu değişimler birlikte, ABT-263’in yalnızca hasarlı hücreleri temizlediğini gösterdiğinden ziyade, yaşlanan derinin daha güçlü bir yenilenme yanıtı verebilmesi için koşullar oluşturduğunu işaret etti.
Tedavi Öncelikli Olarak Yaşlanan Deriyi Etkiledi
Araştırmacılar ayrıca, ABT-263’in yaşlanan farelerde senesans hücrelerini azalttığını, ancak genç farelerde aynı etkiyi üretmediğini buldu. Bu seçicilik, ilacın hedef alabileceği çok daha fazla senesans hücresi içerdiği için yaşlı dokularda daha fazla bulunduğunu yansıtabilir. Başka bir olası avantaj ise tedavinin nasıl verildiğiyle ilgilidir. ABT-263 ağız yoluyla verilmesi yerine araştırmacılar onu doğrudan derinin üzerine sürdü. Yerel tedavi, vücudun diğer bölgelerindeki maruz kalma riskini azaltıp ağız yoluyla verilen senolitik ilaçlarla ilişkili bazı yan etkileri önleyebilir.
“Çalışmamız, yaşlanan deride yara iyileşmesini artırmak için topikal senolitik tedavilerin potansiyelini vurguluyor ve öngörü operasyonları için potansiyel olarak umut verici bir strateji sunuyor.”
Beyan, araştırmacıların tedavinin yalnızca hasarlı hücreleri temizlemekle kalmadığını, aynı zamanda derinin iyileşmeye hazır olmasını da artırdığını vurgulayan bulguların, cerrahi öncesi bakım gibi uygulamalara potansiyel bir yaklaşım sunduğunu düşündüklerini gösteriyor.
Yaşlanan Deri İçin Olası Yeni Bir Strateji
Bulgular, insanlarda yaşlanma ile birlikte iyileşme sürecinin başlamadan önce senesans hücrelerini temizlemek gibi bir yaklaşımın yara onarımını geliştirmek için olası yeni bir yol olarak işaret ediyor. Böyle bir strateji, yaşlanan yetişkinlerde daha zor yönetilebilecek cerrahi iyileşme ve kronik yaralar için ileride etkiler taşıyabilir. Şu an için sonuçlar klinik değil; araştırmacıların topikal ABT-263’in insanlarda güvenli biçimde kullanılıp kullanılamayacağını ve farelerde görülen yara iyileşme faydalarının insanlarda da geçerli olup olmadığını belirlemesi gerekiyor.
Bu açıdan, çalışma senolitik tedavilerde artan ilgiye katkıda bulunuyor ve yaşlanmanın hücre düzeyinde temel özelliklerinden birine yöneltilmesinin, yaşlanan derinin kendine has iyileşme yetisini kısmen geri kazanmasına potansiyel olarak yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Bu haber, Boston Üniversitesi Aram V. Chobanian ve Edward Avedisian Tıp Fakültesi’nden Maria Shvedova, Rex Jeya Rajkumar Samdavid Thanapaul, Joy Ha, Jannat Dhillon, Grace H. Shin, Jack Crouch, Adam C. Gower, Sami Gritli ve Daniel S. Roh isimli araştırmacıların katkılarıyla hazırlanan ve Aging dergisinde yayımlanan çalışmaya dayanmaktadır.


OKUYUCU TOPLULUĞU
0 değerlendirme
Deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz; tanı, tedavi veya acil durum için yorumlar yerine sağlık uzmanına başvurun.