
Araştırmacılar, GLP-1 ilaçlarının sadece tip 2 diyabet tedavisi ve kilo kaybının ötesindeki sağlık alanlarındaki etkilerini araştırmaya devam ediyor. Geçmişteki çalışmalar, GLP-1 ilaçlarının kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Yeni bir araştırma ise, hem tip 2 diyabeti hem de kalp hastalığı olan kişilerde standart tedaviye ek olarak tirzepatide kullanımının, önemli kardiyovasküler olay riski olasılığını düşürebileceğini ortaya koydu.
GLP-1 reseptör agonist ilaçlarının kullanımı arttıkça, araştırmacılar bu ilaçların bir kişinin sağlığının diğer yönlerini nasıl etkileyebileceğini inceliyor. Geçmişteki çalışmalar, GLP-1 ilaçlarının böbrek hastalığı, hipertansiyon, uyku apnesi, Alzheimer hastalığı gibi durumları tedavi etmeye yardımcı olabileceğini gösterdi.
Şimdi de, ” dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada, GLP-1 ilaçları ile kalp sağlığı arasındaki bağlantıya dair daha fazla kanıt sunuluyor. Araştırmacılar, Mounjaro ve Zepbound’daki aktif bileşen olan tirzepatide kullanımının, hem tip 2 diyabeti hem de kalp hastalığı olan kişilerde inme veya kalp krizi gibi önemli kardiyovasküler olay riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini tespit ettiler.
Bu araştırmada, yaklaşık 53.000 tip 2 diyabet ve kalp hastalığı bulunan kişiden elde edilen klinik verileri analiz edildi. Katılımcılar iki gruba ayrıldı: bir grup tirzepatide kullanmaya başladı, diğer grup ise sitagliptin adlı diyabet ilacını kullandı. Bilim insanları, kalp krizi, inme ve ölüm gibi önemli advers kardiyovasküler olay (MACE) riskindeki azalmayı ölçtüler.
“GLP-1 ilaçları başlangıçta sadece kan şekeri kontrolünü iyileştirmek için geliştirildi, ancak etkilerinin kilo kaybının ötesine geçtiği görülüyor,” diyen Dr. Nils Krüger, “Kalp ve damar hastalıkları hala dünya çapında en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğu için, bu ilaçların kalp krizleri, inmeler ve ölümlerin riskini azaltıp azaltmadığını anlamak önemlidir.”
Araştırmanın sonunda, tirzepatide kullanan gruptaki katılımcıların MACE riski %2.9 iken, sitagliptin kullanan grupta bu oran %4.4 olarak tespit edildi. Bilim insanlarına göre, her 70 tirzepatide kullanmaya başlayan kişiden birinde MACE olayının önlenmesi mümkün.
Dr. Krüger, “Bu bulgular, klinik ve hastalar için somut bir ölçüt sunuyor. Bu oran, benzer özelliklere sahip hastalarda, sitagliptin yerine tirzepatide kullanmanın, önemli kardiyovasküler olay riskini azaltabileceğini gösteriyor,” şeklinde konuştu.
Araştırmacılar ayrıca, tirzepatide kullanımının kalp krizi riskini %33 oranında azalttığını tespit etti. Dr. Krüger, “Kalp krizi, diyabet ve mevcut kardiyovasküler hastalıkların en ciddi komplikasyonlarından biridir. Bu bulgu, genel kardiyovasküler olaylardaki azalmanın sadece ölüm oranındaki düşüşten kaynaklanmadığını gösteriyor,” dedi.
Dr. Krüger, tirzepatide’nin kalp krizi riskini azaltma mekanizmalarının çok faktörlü olabileceğini belirtiyor. “Tirzepatide, kan şekeri kontrolünü iyileştirmenin yanı sıra, kilo kaybına da yardımcı olabilir ve ayrıca tansiyon, kolesterol, inflamasyon gibi diğer kardiyometabolik risk faktörlerini de etkileyebilir,” şeklinde açıklıyor.
Dr. Krüger ve ekibi, bu araştırmanın bir sonraki aşamasında, tirzepatide’nin uzun vadeli etkilerini ve farklı popülasyonlardaki etkilerini incelemeyi planlıyor. Ayrıca, tirzepatide’nin diğer kardiyometabolik tedavilerle karşılaştırılmasını ve mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasını hedefliyorlar.
Bu bulgulara yorum yapan Dr. Cheng-Han Chen, GLP-1 reseptör agonistlerinin sadece tip 2 diyabetin tedavisinde değil, aynı zamanda kalp sağlığı gibi diğer alanlarda da faydalı olabileceğini gösteren artan kanıtların bir parçası olduğunu belirtiyor. Ayrıca, bu ilaçların halk sağlığı üzerindeki etkilerinin de önemli olabileceğine dikkat çekiyor.
Son olarak, Dr. Sanjeev Kumar Gulati, tirzepatide’nin potansiyel faydalarının daha iyi anlaşılması için uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor ve bu ilaçların farklı hasta gruplarındaki etkilerinin de araştırılmasının önemine değiniyor.