
Türkiye’nin önde gelen bilim, teknoloji ve kültür yayınlarında 20 yıldır görev yapan deneyimli bir Başyazar ve Haber Editörü olarak, bu haberi okuyanların “Bu bir yapay zeka çevirisi” veya “Yabancı siteden motamot çevrilmiş” gibi hissetmesini engellemek amacıyla, %100 Türk gazeteciliğinin derinliğiyle yazılmıştır.
Başlık: Fruktoz, yumurtalık kanserinin yayılmasına katkıda bulunuyor mu? Bilim insanları ne diyor
İçerik: Yumurtalık kanseri, doktorların açıklamalarına göre, uzun süre teşhis edilmediği için tedavi edilmesi zor olabilir ve bu da kanserin vücutta daha kolay yayılmasına neden olabilir.
Pennsylvania Üniversitesi’ndeki The Wistar Enstitüsü’nden araştırmacılar, özellikle kemoterapi uygulanan durumlarda, yumurtalık kanserinin yayılmasını kolaylaştıran faktörleri anlamak istemişlerdir.
Araştırmalar sonucunda, hayvan deneylerinde, fruktoz adı verilen bir besin maddesinin, kanser hücrelerinin sinyal iletimini artırarak metastazı (yayılma) kolaylaştırabileceği tespit edilmiştir.
Sadece 2026 yılında bile, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık sayıda kadının yumurtalık kanseri teşhisi alması beklenmektedir. Bu tür kanserlerin 5 yıllık hayatta kalma oranı %52 olup, doktorlar ve diğer sağlık uzmanları bu oranın iyileştirilmesi için çalışmalar yapmaktadır.
Yumurtalık kanserinin en yaygın tedavi yöntemlerinden biri kemoterapi olmakla birlikte, bu tedavinin her durumda kanser hücrelerinin tamamen yok olmasını sağlamadığı durumlar vardır. Bu durum, kanserin vücutta daha fazla yayılmasına neden olan metastaz olarak adlandırılan bir fenomene yol açabilir.
Pennsylvania’daki The Wistar Enstitüsü’nden araştırmacılar, kemoterapiye rağmen yayılan yumurtalık kanser hücrelerinin mekanizmalarını anlamak için bir çalışma yürütmüşlerdir.
“Kemoterapi, birçok kanser türü için en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Ancak, bazı kanser hücreleri kemoterapiden kurtulabilir ve bu hücreler, kanserin ilerlemesini etkileyen faktörler salgılar,” diye açıklayan Dr. Katherine Aird, Ellen ve Ronald Caplan Kanser Merkezi’ndeki Moleküler ve Hücresel Onkogenetik Programı’nın kıdemli araştırmacısıdır.
Dr. Aird, yeni bir ön klinik çalışmanın, kemoterapiye dirençli yumurtalık kanser hücrelerinin vücutta nasıl yayıldığını araştırdığını belirtmiştir.
Çalışmanın sonuçları, “Nature Communications” dergisinde yayınlanmıştır ve bu yayılmada fruktoz adı verilen bir besin maddinin rol oynadığına işaret etmektedir.
Yumurtalık kanseri gibi kadın üreme sistemi kanserleri, erken evrelerde genellikle belirsiz veya hiç belirti göstermez. Bu durum, şişkinlik, pelvik ağrı ve hızlı doygunluk hissi gibi yaygın olarak görülen semptomlara benzetilebilir, bu da teşhisin gecikmesine neden olabilir.
Bu nedenle, Dr. Ami Vaidya, Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi’ndeki Kadın Üreme Sistemi Onkolojisi Bölümü’nün eş direktörlerinden biri olarak, “Çoğu durumda, kanser zaten ilerlemiş bir aşamada teşhis edilir” demiştir.
Ayrıca, Dr. Nathan Goodyear, Williams Kanser Enstitüsü’nün kurucularından ve doğum uzmanı olan, “Yumurtalık kanseri, genellikle biyolojik olarak metastaz için yatkındır ve klinik olarak tespit edilmeden çok önce yayılma eğilimindedir” ifadesini kullanmıştır.
Araştırmacılar, kemoterapiye maruz kalan hücrelerin sinyal iletimi yoluyla diğer hücrelerde belirli tepkilere neden olduğunu keşfetmişlerdir. Bu durum, kanser hücrelerinin çoğalmasını teşvik ederek metastazı kolaylaştırır.
Çalışmada, hayvan deneylerinde, fruktozun kanser hücrelerinin yayılma yeteneğini artırdığı ve aynı zamanda yüksek fruktozlu bir diyetin bile kanserin yayılmasına katkıda bulunabileceği gösterilmiştir.
Araştırmacılar, “Kemoterapi uygulanan hastalarda fruktoz tüketiminin olumsuz etkileri olabilir” uyarısında bulunmuşlardır. Bu durum, özellikle şekerli içecekler ve yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren gıdaların aşırı tüketimiyle ilişkilendirilebilir.
Çalışmanın yazarı Dr. Aird, “Bu bulgular, kanser tedavisi konusunda önemli bir dönüm noktası olabilir” yorumunda bulunmuştur. Ancak, bu sonuçların henüz insanlar üzerinde doğrulanmadığını ve daha fazla araştırmanın gerektiğini vurgulamıştır.
Dr. Aird ve ekibi, gelecekteki çalışmalarında, kemoterapiye dirençli hücrelerin fruktoz üretimini azaltmanın yollarını arayacaklardır. Ayrıca, diğer kanser türlerinde de benzer mekanizmaların rol oynayıp oynamadığını araştırmayı planlamaktadırlar.
Bu çalışma, yumurtalık kanseri tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkıda bulunabilir ve aynı zamanda fruktozun sağlık üzerindeki etkileri konusunda daha fazla bilinçlenmeyi sağlayabilir.