Anne Sütünün Kız Çocuklarının Ergenlik Zamanlaması Üzerindeki Etkileri Araştırılıyor

Yeni bir araştırmaya göre, anne sütüyle beslenen kız çocuklarında ergenliğin başlangıç yaşı, mama ile beslenmeye kıyasla biraz daha gecikmeli olarak gerçekleşiyor. Bu bulgu, erken dönemdeki beslenme alışkanlıklarının kız çocuklarının fiziksel gelişimi üzerinde önemli bir rol oynayabileceğini gösterirken, erkek çocuklarda benzer bir ilişki gözlemlenmedi.

Ergenlik, çocuğun yetişkinliğe doğru ilerlediği fizyolojik bir geçiş dönemidir. Son yıllarda, dünya genelindeki sağlık uzmanları, özellikle kız çocuklarında ergenliğin daha erken yaşlarda başladığını fark etmişlerdir. Erken ergenlik, obezite, tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve bazı kanser türleri gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiği için önemli bir halk sağlığı endişesidir.

Çocuğun cinsel gelişimi genetik faktörler, çocukluktaki kilo ve sosyoekonomik durum gibi birçok etkenden etkilenir. Son zamanlarda, araştırmacılar, anne sütü ile mama arasındaki farklılıkların bu biyolojik süreç üzerinde bir rol oynayıp oynamadığına dair sorular sormaya başlamışlardır. Anne sütü, bebeklere eşsiz hormonlar ve besin maddeleri sağlarken, mama bu bileşenleri içermez. Bu durum, araştırmacıları anne sütünün uzun vadeli etkilerini incelemeye yöneltmiştir.

Bu araştırma, Portekiz’deki Porto Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü’nden Marta Pinto da Costa ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülmüştür. Araştırmacılar, insan sütü ile beslenmenin, süresinin ve eksiksizliğinin ergenlik zamanlamasıyla ilişkili olup olmadığını anlamak istemişlerdir. Daha önceki çalışmaların çelişkili sonuçlar verdiğini belirten araştırmacılar, bu konuyu daha kapsamlı bir şekilde incelemek için büyük bir doğum kohort çalışmasından elde edilen verilere başvurmuştur.

Araştırma kapsamında, 2005 ve 2006 yılları arasında Porto’daki kamu hastanelerinde doğum bekleyen kadınlardan oluşan geniş bir grup incelenmiştir. Araştırmacılar, bu çocukların gelişimini doğuştan itibaren ergenlik yaşına kadar takip etmişlerdir. Anne babalar, çocuklarının beslenme alışkanlıkları hakkında düzenli olarak bilgi vermiştir. Bu bilgiler, çocukları dört gruba ayırmak için kullanılmıştır: hiç anne sütü almayanlar, hem anne sütü hem de mama ile beslenenler, dört aydan kısa süreyle sadece anne sütü ile beslenenler ve dört ay veya daha uzun süreyle sadece anne sütü ile beslenenler. Dört aylık süre, Portekiz’de uygulanan ve annelere dört ay boyunca tam ücretli izin sağlayan yasal düzenlemeye dayanmaktadır.

Çocuklar 10 yaşına geldiğinde, eğitimli hemşireler tarafından fiziksel gelişimleri değerlendirilmiştir. Hemşireler, kız çocuklarında meme büyümesi ve pubik tüy gelişimi gibi ergenlik belirtilerini, erkek çocuklarda ise genital gelişimi ve pubik tüy oluşumunu gözlemlemişlerdir. Bu özellikler, Tanner evreleri olarak bilinen standart bir tıbbi ölçeğe göre değerlendirilmiştir. 13 ve 18 yaşlarında, kız çocuklarından ilk adet dönemlerinin başlangıç yaşı hakkında bilgi alınmıştır.

Araştırmacılar, elde edilen verileri istatistiksel analizlere tabi tutarak, erken dönemdeki beslenme alışkanlıkları ile ergenlik belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemişlerdir. Analizlerde, annenin yaşı ve eğitimi, ilk adet görme yaşı, çocuğun doğum ağırlığı gibi diğer faktörlerin de hesaba katılmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre, anne sütü alan kız çocuklarının, mama ile beslenenlere kıyasla daha geç yaşta ergenlik belirtileri gösterdiği tespit edilmiştir. Bu durum, özellikle dört ay veya daha uzun süreyle sadece anne sütü ile beslenenlerde daha belirgindi. Ayrıca, anne sütü ile beslenmenin, ilk adet görme yaşını geciktirdiği de gözlemlenmiş, ancak bu ilişkinin çocukların 10 yaşındaki vücut kitle indeksleriyle yakından ilişkili olduğu belirtilmiştir.

Önceki araştırmalar, daha uzun süreli emzirmenin çocukluk obezitesini önlediğini göstermiştir. Obezite ise erken ergenlikle ilişkilendirilen bir durumdur. Anne sütü, iştahı düzenleyen leptin hormonu gibi bileşenler içerir. Leptin, beyne beslenme durumu hakkında sinyal göndererek hormon dengesini etkileyebilir. Ancak, anne sütündeki leptinin çocukların uzun vadeli hormon seviyelerini nasıl etkilediği tam olarak bilinmemektedir. Yine de, anne sütü, erken dönemde hızlı kilo alımını önleyerek ergenliği dolaylı yoldan geciktirebilir.

Erkek çocuklarda ise, anne sütü ile beslenme arasında belirgin bir ilişki tespit edilememiştir. Sadece bazı erkeklerde, hem anne sütü alanların daha geç yaşta ergenlik belirtileri gösterdiği gözlemlenmiştir. Ancak, bu bulgunun çok sınırlı sayıda erkek çocuğa dayanması nedeniyle güvenilirliği düşüktür.

Bu çalışma, sadece gözlemsel verilere dayanmaktadır ve nedenle anne sütünün doğrudan ergenliği geciktirdiğini kanıtlamamaktadır. Anne sütü ile beslenen ailelerin sahip olabileceği diğer yaşam tarzı faktörleri de sonuçları etkileyebilir. Örneğin, daha eğitimli annelerin genellikle daha uzun süre emzirdiği ve çocuklarının sağlığına yönelik daha bilinçli alışkanlıklar geliştirdiği bilinmektedir.

Ayrıca, anne babaların verdiği beslenme bilgileri zamanla unutulabilen detaylardır ve bu da hatalara yol açabilir. Ergenlik belirtilerinin değerlendirilmesi de bazı durumlarda subjektif olabilir.

Gelecekteki araştırmalar, çocukların hormon seviyelerini doğrudan ölçerek anne sütündeki bileşenlerin uzun vadeli etkilerini inceleyebilir. Ayrıca, erkek çocukların daha geniş bir yaş aralığında takip edilmesi, daha kapsamlı sonuçlar sağlayabilir.

Bu çalışma, “Human Milk Feeding Practices and Pubertal Timing: Insights from the Generation XXI Population-Based Birth Cohort” başlığıyla yayınlanmıştır ve Marta Pinto da Costa, Milton Severo, Carla Lopes, Augusto Anguita-Ruiz, Joana Araújo ve Sofia Vilela tarafından yazılmıştır.

İlginizi Çekebilir: Fındık Tüketimi, Bilişsel Yetenekleri Geliştiriyor ve İnme Sonrası Beyin Sağlığını İyileştiriyor →
Kaynak: PsyPost ↗