STAREE bulgularına göre, atorvastatin yaşlı yetişkinlerde bilinen kardiyovasküler hastalık, diyabet veya demans olmayanlarda büyük kardiyovasküler olayları %30 azalttı, ancak sakatlık olmadan hayatta kalma değişmedi.
Atorvastatin, 70 yaşında ve üzeri, bilinen kardiyovasküler hastalığı, diyabeti veya demansı olmayan yetişkinlerde plaseboya göre büyük kardiyovasküler olayları %30 azalttı, ancak Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi 2026’da Almanya’nın Münih kentinde sunulan STAREE denemesinin “Hot Line” oturumunda belirtildiği gibi, sakatlık olmadan hayatta kalma açısından önemli bir iyileşme sağlamadı.¹
Bu bulgular aynı zamanda New England Journal of Medicine dergisinde de yayınlandı. STAREE, statin tedavisini özellikle yaşlı yetişkinlerde önleyici amaçla test eden ilk büyük ölçekli randomize kontrollü çalışmadır.¹
Mevcut kardiyovasküler risk yönetimi kılavuzlarının temelini oluşturan statin çalışmaları genellikle 75 yaşına kadar olan yetişkinleri kapsıyordu. Bu durum, daha yaşlı ve sağlıklı bireylerde statin kullanımının risk-fayda dengesini belirsiz bırakmaktaydı. Hem Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC) ve Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (USPSTF) tarafından yapılan öneriler, 75 yaşın üzerindeki bireylerde önleyici amaçla statin kullanımı konusunda net bir tavsiye içermemektedir.
“STAREE denemesi, statinlerin daha iyi bir sağlıkla daha uzun yaşamalarına yardımcı olmak için yaşlı hastalarda önleyici tedavi olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceleyen ilk büyük ölçekli randomize kontrollü çalışmadır,” Monash Üniversitesi Kamu Sağlığı ve Önleyici Tıp Okulu’ndan Dr. Sophia Zoungas, yaptığı açıklamada belirtti.
STAREE, kardiyovasküler hastalığı, diyabeti veya demansı olmayan 70 yaş ve üzeri bireylerin katıldığı, çift körlü, plasebo kontrollü bir çalışmaydı.¹ Araştırmacılar, katılımcıları oral atorvastatin 40 mg günde bir doz veya plaseboya rastgele atadılar. Çalışma popülasyonunun ortalama yaşı 74,7 yıl ve %52’si kadın idi. Araştırmacılar, bu profilin geçmişte önemli statin çalışmalarında yeterince temsil edilmediğini belirtmektedir.

Çalışmada iki birincil son nokta belirlenmişti: büyük kardiyovasküler olaylar (kardiyovasküler ölüm, nonfatal miyokard enfarktüsü, inme veya koroner revaskülarizasyon) ve sakatlık olmadan hayatta kalma (demans ve fiziksel sakatlıktan arınmış hayatta kalma). Ortalama 5,9 yıllık takip süresi boyunca, atorvastatin ile plaseboya kıyasla büyük kardiyovasküler olay riskinde %30 azalma gözlemlendi (6,0% vs 8,3%; tehlike oranı [HR], 0,70; %95 güven aralığı, 0,61-0,82; P <.001).¹
Demans veya kalıcı fiziksel sakatlık içeren kompozit son nokta olan “sakatlık olmadan hayatta kalma” oranı, atorvastatin grubunda 12,8%, plasebo grubunda ise 13,6% olarak kaydedildi (HR, 0,94; %95 güven aralığı, 0,84-1,05; P = ,25).¹ Araştırmacılara göre, kas, karaciğer ve diyabetle ilişkili yan etkiler, atorvastatin grubunda plaseboya göre daha sık görüldü. Araştırmacılar, genel olarak ciddi yan etkilerin nadir olduğunu ve her iki grupta da benzer oranlarda (%2,7 ile %2,7) görüldüğünü belirtmektedir.
STAREE, aynı zamanda NIA/NHLBI tarafından finanse edilen, 20.000 kadar ABD yetişkinini içeren, devam eden PREVENTABLE adlı çalışmayla birlikte değerlendirilmektedir. Bu çalışma, statinlerin demans, sakatlık ve kardiyovasküler sonuçlar üzerindeki etkilerini benzer bir popülasyonda araştırmayı amaçlamaktadır.
Dr. Zoungas, bu bulguları yaşlanan nüfusa rehberlik edecek bir kanıt olarak değerlendirerek şunları ekledi: “Dünya nüfusunun eşi görülmemiş bir hızla yaşlandığı günümüzde, sağlıklı yaşamın temel sorularına cevap vermek evrensel bir gereklilik haline gelmiştir. Kalp krizi ve inme riski, yaşlı bireyler için önemli bir endişe kaynağıdır ve bu riskin azaltılmasına yönelik etkili bir yöntemin varlığı, hem yaşlı bireylere hem de ailelerine büyük bir rahatlama sağlayacaktır.”
KLİNİK OKUR YORUMLARI (2)