
Kronik el ekzemisi (CHE), özellikle COVID-19 pandemisi sonrası artan el dezenfektanı ve sık el yıkama alışkanlıkları nedeniyle daha sık karşılaşılan bir durum. Dr. Radhika Shah, ellerin özel dikkat gerektiren bir bölge olduğunu vurgularken, bu durumun neden olduğu sorunlara ve tedavi yaklaşımlarına odaklanıyor.
Dr. Shah, CHE’nin teşhisindeki en büyük zorluğun, kontakt dermatit, atopik dermatit ve karmaşık tabloları ayırt etmek olduğunu belirtiyor. Hastalar genellikle kızarıklık, çatlaklar ve pullanma ile başvururken, kliniklerin mesleki maruziyetleri, hobileri ve potansiyel alerjenleri bir araya getirmesi gerekiyor. Karmaşık durumlar tespit edildiğinde, tedavinin de buna göre genişletilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Dr. Shah’a göre, hastalığın şiddetini değerlendirirken yaşam kalitesi en önemli faktörlerden biri. Ağrı, kaşıntı, uyku bozukluğu ve ellerin görünümü gibi unsurlar, objektif hastalık şiddetinden daha ağır basabiliyor. Hastalar, ellerin görünürlüğü ve günlük yaşamdaki önemi nedeniyle bu konuya büyük önem veriyorlar. Şiddeti ölçmek için Dr. Shah, LEO Pharma tarafından geliştirilen ve 0’dan (temiz cilt) 4’e (şiddetli hastalık) kadar değişen Investigator Global Assessment ölçeğini kullanıyor.
Dr. Shah, genellikle hastaların uyum sorunlarına yol açtığı için topikal kalsinörin inhibitörlerinden kaçınıyor. Topikal kortikosteroidler etkili olsa da, özellikle ten rengi olan hastalarda dorsal el atrofisi, fissür ve pigment değişiklikleri gibi yan etkilere neden olabiliyor. Bu nedenle Dr. Shah, topikal kortikosteroidleri daha çok geçici bir çözüm olarak görüyor.
Topikal tedavilere yanıt vermeyen hastalar için sistemik veya biyolojik tedavi gerekebilir. Bu kararın verilmesinde hastanın konforu ve klinik öyküsü önemli rol oynuyor. Atopik dermatit öyküsü olan hastalar genellikle biyolojik tedavi için değerlendirilirken, alerjik kontakt dermatit şüphesi olanlar için yama testi yapılıyor.
Dr. Shah, bir vakada akrilat alerjisi olan ve mesleğini değiştiremeyen bir manikürcünün oral JAK inhibitörü ile diğer tedavilerin kombinasyonuyla hastalığın kontrol altına alındığını belirtiyor. Sistemik tedavi konusunda çekinceleri olan hastalar için kısa süreli prednizon kullanımı düşünülebilir, ancak tekrarlayan kullanımlar sistemik tedavinin yeniden değerlendirilmesini gerektirir.
Dr. Shah’ın kliniklere en önemli tavsiyesi, özellikle COVID-19 sonrası dönemde el pullanmalarında kontakt dermatiti daha fazla göz önünde bulundurmak. Ayrıca, gerektiğinde topikal ve sistemik JAK inhibitörlerinin kullanımında daha rahat olunması gerektiğini vurguluyor. Son olarak, el ekzemisinin vücut yüzey alanının küçük olması nedeniyle daha az önemli görülmemesi gerektiğini, sistemik tedavinin uzun süreli topikal tedaviye uyum sağlamakta zorlanan hastalara önemli yaşam kalitesi ve tedavi uyumu faydaları sağlayabileceğini belirtiyor.
[Ghezzi G, Falcidia C, Valenti M, et al. Chronic Hand Eczema (CHE): A Narrative Review. Dermatol Ther (Heidelb). 2025 Apr;15(4):771-795. doi: 10.1007/s13555-025-01365-7. Epub 2025 Mar 10. PMID: 40064754; PMCID: PMC11971080.]