Ulusal ölüm oranları çalışmasına göre, taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer hastalığına yakalanma riski önemli

Taxi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer riskinin diğer meslek gruplarına göre önemli ölçüde daha düşük olduğu ortaya çıktı. Bu ilginç bulgu, ABD’deki yaklaşık 9 milyon kişinin ölüm kayıtlarının incelendiği bir çalışmanın sonucu olarak elde edildi.

Bu çalışma, beni hem şaşkınlığa uğrattı hem de düşündürdü çünkü bu iki meslek grubu, benim de çalıştığım alanla ilgili aynı unsuru içeriyor: haritalar.

Benim kariyerimin büyük bir bölümünü haritalara bakarak geçirdim. Bunlar sadece duvarda asılı kağıt haritalar değil, aynı zamanda çok katmanlı dijital haritalardı: sel sınırlarının üzerine yerleştirilmiş nüfus verileri, trafik kazası yoğun bölgelerinin yol geometrisiyle karşılaştırılması ve yağışın nehir havzalarına göre düzenlenmesi. Bir

çevre mühendisi

olarak yaptığım işlerin çoğu, coğrafi bilgi sistemleri (CBS) aracılığıyla gerçekleştirilir. CBS, bir konumun diğerine göre nasıl yer aldığını anlamamızı sağlayan ve farklı ölçeklerdeki bilgileri bir araya getirmemizi mümkün kılan bir araçtır.

Her zaman bu becerinin sadece profesyonel bir gereklilik olduğunu düşünürdüm. Ancak bu çalışma, beni bunun beyin sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olabileceği konusunda düşündürmeye başladı.

Taxi şoförlerinin beyni

Çalışmada incelenen 9 milyon ölüm kaydından elde edilen verilere göre, taxi ve ambulans şoförleri, Alzheimer hastalığından ölüm riskinin en düşük olduğu meslek gruplarındaydı. Yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken ve eğitim gibi faktörler kontrol edildiğinde, her 100 taxi ve ambulans şoföründen yaklaşık 1’i Alzheimer nedeniyle hayatını kaybederken, genel nüfusun bu oranı 60 kişide 1’di.

Bu durum, diğer bazı meslek gruplarında görülmedi. Çalışmanın sonuçlarına göre, Alzheimer riskini azaltan en önemli faktör, sabit veya önceden belirlenmiş rotaları takip etmek yerine sürekli olarak gerçek zamanlı navigasyon yapmaktı. Bu durum, otobüs şoförleri ve pilotlar gibi mesleklerde görülmedi.

Araştırmacılar, bu durumun hippocampus adı verilen beyin bölgesinin işleyişiyle ilgili olduğunu düşünüyorlar. Hippocampus, hafıza ve mekansal yönlendirme ile ilgili önemli bir bölgedir ve Alzheimer hastalığının ilk etkilediği bölgelerden biridir.

2000 yılında yapılan bir çalışmada, Londra’daki taksi şoförlerinin beyinleri ile diğer meslek gruplarındaki kişilerin beyinleri karşılaştırıldı. Bu çalışma, yetişkin beyninin sürekli mekansal ihtiyaçlar altında ölçülebilir değişiklikler gösterebileceğine dair ilk kanıtı sağladı. Londra’da taksi şoförü olmak için, adayların Charing Cross etrafındaki 6 millik yarıçap içindeki 25.000 sokağı ezberlemesi gerekir. Bu süreç, “The Knowledge” olarak bilinir ve genellikle üç ila dört yıl sürer.

Çalışmada, Londra’daki taksi şoförlerinin, diğer gruplara göre daha fazla gri maddeye sahip olduğu tespit edildi. Bu durum, kişinin ne kadar süredir taksi şoförlüğü yaptığıyla doğru orantılıydı. Bu değişiklik, genetik yatkınlık yerine edinilmiş bir özellikti.

Bu iki çalışma birlikte, yoğun mekansal düşünme gerektiren işlerin beyin sağlığını koruyabileceğini gösteriyor.

Uzmanlar ve haritacılar

Haritacılık, şehir planlama ve coğrafi analiz gibi alanlarda çalışan kişiler, sürekli olarak mekansal düşünme becerilerini kullanır. Bir CBS uzmanı, nüfus verilerini sel riski haritaları üzerine yerleştirerek risk altındaki bölgeleri belirleyebilir veya uydudan alınan görüntüleri kullanarak arazi örtüsünü değerlendirebilir. Bu süreçler, farklı veri katmanlarını ve koordinat sistemlerini aynı anda yönetmeyi gerektiridir.

CBS uzmanlarının kullandığı dijital haritalar, taksi şoförlerinin kullandığı gerçek dünya haritaları kadar beyin sağlığına etki ediyor mu?

Taksi şoförü, bulunduğu ortamı doğrudan deneyimlerken, CBS uzmanları haritayı yukarıdan görür. Ancak bu iki perspektif de beyinde birbiriyle ilişkilidir. Hippocampus, hem kendi konumuna göre hem de dışarıdan gelen bilgilere göre haritalar oluşturabilir.

Araştırmalar, mekansal düşünme becerilerinin yüksek olduğu ortamlarda yaşayan kişilerin Alzheimer riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Bu kişiler, yoğun sokak ağları, çeşitli ilgi çekici noktalar ve birden fazla rota seçeneği sunan ortamlarda yaşarlar.

Ancak bu çalışmalar, insanların nerede yaşadığını değil, hangi meslekleri yaptığını vurgular. CBS uzmanlarının kullandığı dijital haritaların, gerçek dünya navigasyonunun beyin sağlığı üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmiyor.

Sürekli mekansal düşünme gerektiren işlerin beyin sağlığını koruyabileceği fikri, sadece haritacılar ve taksi şoförleri için değil, toplumun tüm kesimleri için önemlidir. Araştırmalar, zihinsel olarak karmaşık mesleklerin, eğitim seviyesi aynı olan kişilerde bile bilişsel gerilemeyi yavaşlatıp demans riskini azaltabileceğini gösteriyor.

“Bilişsel rezerv”, beyinin hastalığa rağmen işlev görme kapasitesidir. Bu kavram, benzer hastalık yüküne sahip kişilerin neden farklı düzeylerde bilişsel bozukluklar yaşadığını açıklayabilir. Eğer sürekli mekansal düşünme beyin sağlığını koruyorsa, eğitim sistemlerinin ve mesleki eğitimlerin nasıl tasarlanması gerektiği de önemli bir sorudur.

Mekansal düşünme becerileri geliştirilebilir ve bu konuda birçok fırsat bulunmaktadır. CBS ve uzaktan algılama eğitimi, coğrafya, mühendislik, halk sağlığı ve çevre bilimleri gibi farklı alanlarda sunulmaktadır.

Sürekli mekansal düşünme gerektiren işlerin beyin sağlığını koruyabileceği fikri, sadece teknik beceriler değil, aynı zamanda genel sağlık için de önemlidir.

Bu makale, Creative Commons lisansı altında The Conversation’dan alınmıştır. Orijinal makaleye buradan ulaşabilirsiniz.